İstanbul Rumlarından Yemek Tarifleri

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Sula Bozis’ten İstanbul Rumlarından Yemek Tarifleri

Sula Bozis 1970’ten başlayarak İstanbul’da tiyatro kostümcüsü ve ilk “etnik” moda tasarımcısı olarak çalıştı. Ayrıca,1967’den bu yana İstanbul ve Anadolu’daki geleneksel el sanatları ve özellikle sanayi öncesi kadın emeğini araştırmaktadır. Bu çerçeve doğrultusunda Osmanlı dönemi pamuklu ve ipekli dokuma, makrama, çevre, yazma ve yemek tarihi kültürü üstüne kitapları, makaleleri, sempozyum tebliğleri ve üniversite seminerleri vardır. 1980’den beri çalışmalarını Atina’da sürdürmekte olan Sula Bozis, İstanbul yazmaları ve Bursa ipekli kumaşları üzerine müze ve kültür evlerinde sergiler hazırlamıştır. 1993’te kurucu ve yöneticisi olduğu Bosforis Arşivi bünyesinde sözlü tarih çalışmalarını günümüze dek sürdürmekte, ayrıca internette Homefood sitesinde yemek kültürüyle ilgili makaleleri yayımlanmaktadır.

Bozis, Tarih Vakfı’nın yayımladığı İstanbul Ansiklopedisi’ne İstanbul Rumlarıyla ilgili maddeler yazdı.1990’da edebiyatçı Dido Sotiriu’nun yaşamıyla ilgili Alman Televizyonu’nda yapılan dokümanter film çalışmasına, 2003’te mübadele üstüne TV Arte’nin yaptığı dokümanter film çalışmasına katıldı. 2010’da Adalar Müzesi’nin çalışmalarına ve Santral İstanbul’da düzenlenen İstanbul sergisi için yapılan çalışmalara arşivinden görsel malzeme ve dökümanter filmle katıldı. Yunan devlet ve özel televizyon kanalları için yapılan dizilerde (Benden Selam Söyle Anadolu’ya, İzmir Büyücüleri, Niovi’nin Çocukları) ve filmlerde (Bir Tutam Baharat, Gelinler) danışman olarak çalışmaktadır.

Pek çok esere imza atan Sula Bozis’in İstanbul Rumlarından Yemek Tarifleri - Masal Yıllarımın Mutfağı kitabı sadece bir yemek tarifi kitabı değil. Aynı zamanda 20. yüzyılın ikinci yarısından küçük bir İstanbul panoraması. İstanbul Rumlarının sofra adabından yemek geleneklerine ve günlük hayatlarına uzanan, kişisel tanıklık ve gözlemlere dayanan bir kültür tarihi çalışması…

Üç kıta arasında gelişen ticari ve kültürel alışverişlerin kavşak noktasında bulunan İstanbul kentindeki ‘Yok yok’ deyişine tam olarak uyan, zengin besin maddeleriyle donanmış çarşı ve pazarlar, zaman içinde, sayısız lezzet içeren bir mutfağın yaratılmasına yol açmıştır. Rum evlerinin mutfak kültürünü araştırdığımızda, bu bereketin en iyi biçimde kullanıldığını görürüz. Deniz ürünlerinden tuzlu balık çeşitlemesine, sebze, balık veya sakatatla hazırlanan zeytinyağlı mezelik dolmalara ve sarmalara, dört mevsim etli veya zeytinyağlı tencere yemekleri çeşitlemesine değin Rum mutfağı, ünlü yazar Skarlatos Vizantios’un 3 ciltlik Konstantinopolis (1851-69) yapıtında belirttiği gibi, Asya ile Avrupa mutfak kültürlerinin bileşkesinden türeyen, eklektik bir gastronominin ürünüdür. ‘Pilav ile tartalet ve pastanın, tavuk göğsü ile pudingin, sarma ile kotletin bir arada hazırlandığı’ kentsoylu, kozmopolit bir ev mutfağı geliştiren İstanbullu Rum ailelerin yemek kültürü, sözlü geleneğe dayanan bir süreklilikle günümüze dek ulaşır.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.