Sokağın Dili Olsa

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Baldwin’in bu kitabında 70’lerin başında Harlem’de yaşanan bir aşk öyküsü anlatılıyor. On dokuz yaşındaki Tish ve yirmi iki yaşındaki Fonny, bir yandan yaşadıkları ortamın ırkçı tavrına ve karşılaştıkları zorluklara beraberce karşı koymakta, bir yandan da aşkı en saf haliyle keşfetmeye çalışmaktadır. Cinsel kimlik, insan hakları ve ırkçılık sorununu konu alan yazılarıyla tanınan Baldwin’in bu kitabı, aşkın yalnızca sadık ve sevgi dolu yanını değil, vazgeçmeyen savaşçı ruhunu da ortaya koyuyor.

Aynada kendime bakıyorum. Beni Clementine diye vaftiz ettiklerini biliyorum. Bu yüzden bana Clam demeleri, hatta adım o olduğuna göre Clementine demeleri bile bir anlam taşırdı, ancak öyle yapmıyorlar. Bana Tish diyorlar. Herhalde bunun da bir anlamı vardır. Yoruldum, usandım ve yavaş yavaş her olayın bir anlamı olabileceğini düşünmeye başladım. Anlamı olmasa, olur muydu bu olay gibilerinden. Ama gerçekten korkunç bir düşünce bu. Böyle bir düşünce ancak sıkıntıdan doğar – anlamı olmayan sıkıntıdan. Bugün Fonny’yi görmeye gittim. Onun da adı bu değil aslında. O da Alonzo diye vaftiz edilmiş. Ve ona Lonnie demeleri daha akla yakın olurdu. Oysa hayır, ona hep Fonny demişizdir. Alonzo Hund, asıl adı bu. Onu oldum olası tanırım ve bundan böyle de hep sürdürmek umudundayım bu yakınlığı. Ama ancak çok boktan bir haber vermek zorunda kalınca Alonzo derim. Bugün de “–Alonzo–?” dedim. O da kendisine adıyla hitap ettiğim zamanki o tetikte bakışıyla bana baktı. Kendisi hapiste. Görüştüğümüz yerde ben bir tahtanın önündeki sırada oturuyordum, o da bir tahtanın önündeki sırada oturuyordu. Ve birbirimizi bir cam duvar arkasından görüyorduk. Konuşulanlar camdan duyulmuyor, onun için ikimizin önünde de küçük birer telefon var. Telefondan konuşmak gerekiyor. İnsanlar telefonla konuşurken neden yere doğru bakarlar bilmem, ama hep öyle yaparlar. İnsan karşısında konuştuğu kişinin suratına bakmalı oysa.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.