Kitaplar ve Muharrirler I - Mütareke Dönemi Edebiyat

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Türk okurunun roman ve hatıra yazarı olarak tanıdığı, yazı hayatına bir hayli geç başladığı kanaati yaygın olan Abdülhak Şinasi Hisar’ın henüz daha yayınlanmamış bazı eserlerinin bulunduğu bilinen bir husustur. Sağlığında bir türlü yayınlayamadığı bu eserlerinin yanı sıra onun yazı hayatının, ilk eseri olan Fahim Bey ve Biz’den (1941) çok daha önceleri başladığı, neredeyse ömrünün sonuna kadar da sayısız edebi makale, deneme ve eleştiri yazıları kaleme aldığı pek bilinmez. Kitaplar ve Muharrirler genel başlığı altında, üç cilt olarak düzenlenen bu çalışmanın birinci cildi, adından da anlaşılacağı üzere, Abdülhak Şinasi Hisar’ın Mütareke dönemi yazılarını kapsamaktadır. Abdülhak Şinasi Hisar, belirli dönemleri içinde, edebiyatımıza nasıl bakıyor sanatçıyı ve eserini değerlendirirken neleri öne çıkarıyor, ya da yazı hayatı boyunca (1921-1963), düşüncesi bakımından geçirdiği türlü değişiklikler, şiir, roman, tiyatro, edebi akımlar, tercüme faaliyetleri, uygarlık ve tarih düşüncesine ilişkin görüşleri nelerdir, Necmettin Turinay’ın yayına hazırladığı bu üç ciltte gün yüzüne çıkıyor.

Mütareke Döneminde Düşünce Ortamı

Abdülhak Şinasi Hisar’ın, daha Mütareke’nin başlangıç yıllarında duyduğu ızdırap ve kaygının, onu siyasi bir partinin kuruculuğuna doğru hızla çektiğini söylemiştik. Sırf Abdülhak Şinasi’de değil, o sıralarda çoğu kişi ve çevrede de bu arayış fikri oldukça canlıdır. İttihat ve Terakki’nin öncü kadrolarının yurdu terk etmeleri ve Ziya Gökalp gibi yurtta kalanlarının da Malta’ya sürgün edilmeleri dolayısıyla, toplum ve aydınlar adeta başsız kaldıkları gibi bir duyguya kapılmış, bu boşluk içinde de, her türlü alternatif düşünce ve politikanın önü açılır gibi olmuştu. Dolayısıyla bu manzaranın ortak özelliği; hem şartların, hem alternatiflerin, hem de aktörlerin yeniliğinde toplanmaktadır. Ayrıca da Büyük savaş içinde anti-kolonyalist nitelik arzeden Türkçülük ve İslamcılık gibi makro yaklaşımlar, bir yönüyle sınav ve itibar kaybetmişler, bir yönüyle de işgal güçleri tarafından siyasal suç kapsamına alınarak, adeta yargılanmak duruma düşmüşlerdir. İşte bu şartlar içerisinde kendini hissettirmeye başlayan düşünce akımları arasında Meslek-i İçtimaicilik, Bergsonculuk’la iç içe seyreden yeni bir milliyet anlayışı ve Sovyet devriminin Türkiye’ye kadar uzanan yansımaları arasında Sosyalizm!.. Ve tabii, ortaya çıkan yeni düşünce akımları ile de Abdülhak Şinasi’nin ilişkileri!..

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.