Kedinizle Tanışın

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Kedi ikili bir hayat sürer: Evdeyken başını kaldırıp sahibi insanlara bakan bir kedi yavrusu irisidir. Dışarıda ise tam bir yetişkindir; kendi kendisinin efendisi, hür yaşayan yabani bir yaratık.  

Tetiktedir ve kendi kendine yeterlidir, koruyucusu olan insanları geçici olarak aklından tamamen çıkarmıştır. Evcil hayvandan yabani hayvana bu geçişi ve sonra da geri dönüşü izlemek büyüleyicidir.

Şehirleşme ve yapılaşmadan ötürü yaşam alanları daralıp işlevleri azaldıkça gitgide bize muhtaç hale gelen, sokaklarımızı, evlerimizi paylaştığımız kedileri daha yakından tanımak istemez misiniz? İşe önyargıları yıkarak başlamaya ne dersiniz?

Dünyaca ünlü zoolog Desmond Morris, meslek hayatı boyunca leopardan aslana, jaguardan ev kedisine kadar kedigilleri gözlemlemiş. Böyle bir tecrübenin ürünü olan bu kitapta kedi dostlarımızın bizi kimi zaman üzen ve sinirlendiren, kimi zaman da güldüren davranış kalıplarını görecek, neyi ne için yaptıklarını anlayacak yani “kedi aklıyla empati kuracaksınız.

Kedi Niye Mırlar?

Aslında cevap ilk bakışta gayet bariz görünüyor. Mırlayan kedi halinden memnun kedidir. Şüphesiz doğrudur bu, değil mi? Halbuki, hayır, değildir. Gözlemler tekrar tekrar göstermiştir ki büyük acı çeken, doğum sancısı gelen, yaralanmış, hatta ölmekte olan kediler bile yüksek sesle, uzun uzun mırlarlar. Oysa bu kedilerin hallerinden memnun oldukları pek söylenemez. Hallerinden memnun kedilerin de mırladığı doğrudur tabii ama memnuniyet hiçbir şekilde mırlamanın görüldüğü yegâne durum değildir. Tüm vakalara uyan daha doğru bir açıklama, mırlamanın dostane ve sokulgan bir duygu durumunun işaretini verdiğidir. Bu işaret, diyelim ki yaralı bir kediden bir veterinere arkadaşlık ihtiyacını belirtmek üzere ya da bir sahibe arkadaşlığından dolayı teşekkür etmek üzere verilebilir.

Yavru kedilerde mırlama ilk kez yalnızca bir haftalıkken gerçekleşir ve başlıca işlevi anne tarafından emzirilirken, anneye her şeyin yolunda olduğunu ve sütün hedefe başarıyla ulaştığını iletmektir. Bu sayede anne öylece yatmaya devam edebilir ve hiç başını kaldırıp bakmaksızın, sadece minnettar mırlamaları dinleyerek her şeyin yolunda gittiğini bilebilir. Üstelik bir taraftan o da yavrularına mırlayarak kendisinin de rahat ve yardıma hazır bir duygu durumunda olduğunu söyler. Yetişkin kediler arasındaki (ve yetişkin kedilerle insanlar arasındaki) mırlamanın işleviyse neredeyse ikincildir ve bu asal anne-yavru bağlamından türemiştir.

Bizim ev kedilerimiz gibi küçük kedi türleriyle aslanlar ve kaplanlar gibi büyük kediler arasındaki önemli bir fark, büyük kedilerin doğru dürüst mırlayamamasıdır. Kaplan sizi “tek yönlü bir mırlama” –motor misali titreyen bir nefes verme sesi– ile selamlar ama ev kedisinin çift yönlü mırlamasını çıkaramaz: Ev kedisi, bu pır pır eden sesi sadece kaplan gibi her nefes verişte değil, her nefes alışta da çıkarır. Kedi mırlamasının nefes verme / nefes alma ritmi ağız sıkı sıkı kapalıyken (ya da meme ucuyla doluyken) de çıkarılabilir ve şartlar uygunsa saatlerce sürdürülebilir. Bu bakımdan küçük kediler dev akrabaları karşısında bir adım öndedir, fakat büyük kedilerin bu durumu telafi eden bir özellikleri vardır: Kükreyebilirler. Küçük kedilerin hiç yapamayacağı bir şeydir bu.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.