Ecce Homo / Kişi Nasıl Kendisi Olur

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Batı'nın ve Hıristiyanlığın geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışına en kökten eleştirileri yönelten, kendine özgü "ateşli" bir üslupla ortaya koyduğu düşünceleriyle modern Batı düşüncesinin en etkili düşünürlerinden biri olan ve etkisini günümüze değin sürdüren Alman filozof ve şair Friedrich Wilhelm Nietzsche, 15 Ekim 1844'te doğdu, 25 Ağustos 1900'de öldü. Nietzsche Protestan din adamları yetiştirmiş dindar bir ailenin çocuğuydu. Bir Protestan yatılı okulunda burslu öğrenci olarak okuduktan sonra papaz olmak üzere Bonn Üniversitesi'ne gitti. Burada ünlü filoloji bilgini Friedrich Wilhelm Ritschl'in etkisiyle klasiklere yöneldi. Bu arada müzikle de ilgilendi. 1865'te hocası Ritschl'le birlikte Leipzig Üniversitesi'ne geçti ve onun yönettiği Rheinisches Museum dergisinde yazıları yayımlanan tek diplomasız kişi oldu. 1867'de süvari olarak orduya yazıldı, bir kaza geçirince ertesi yıl Leipzig'e dönerek eğitimini sürdürdü. Bu yıllarda Schopenhauer'ın felsefesini inceledi; Richard Wagner ile tanıştı ve müziğine hayran oldu. 1869'da Ritschl'in önerisiyle Leipzig Üniversitesi tarafından sınav ve tez koşulu aranmadan yalnızca yazılarına dayanılarak doktor unvanı verilen Nietzsche, Basel Üniversitesi'ne öğretim görevlisi olarak atandı. Ertesi yıl İsviçre yurttaşı oldu ve öğretim üyeliğine yükseldi. Fransız-Alman Savaşı başlayınca Ağustos 1870'de gönüllü sıhhiye eri olarak cepheye gitti. Dizanteri ve difteriye yakalanınca ekimde Basel'e döndü. Bozulan sağlığının 1871'den başlayarak öğretmenliğini sürdürmesini güçleştirmesi üzerine, 1876'da bir yıllık izin aldı, 1879'da da görevinden ayrıldı, Basel Üniversitesi'nden malulen emekli sayılarak maaşa bağlandı. Zihinsel yaşamının son on yılı (1879-1889) yalnız ama yoğun geçti. Bitkisel bir yaşamı sürüklediği 11 yıldan sonra da öldü - 25 Ağustos 1900. Nietzsche, üretkenliğinin sonunu yaşadığı 1888 yılında, Der Wille zur Macht (Güç İstemi) adını vermeyi düşündüğü tek büyük yapıt projesinden vazgeçerek bir dizi "yükte hafif, pahada ağır" kitap yazmıştı. Küçük oylumlu ama yoğun içerikli bu kitapların arasında, o güne kadar yazdığı yapıtları aracılığıyla özyaşamöyküsünü anlattığı ve başlığına vaktiyle İsa Peygamber için kullanılmış olan deyimi aldığı Ecce Homo (İşte İnsan) da bulunuyordu. Bu kitap, Nietzsche'nin ölümünden sonra 1908 yılında yayımlanabildi. Nietzsche'nin ateşli üslubuyla ve "Neden Böyle Bilgeyim?", "Neden Böyle Akıllıyım?", "Neden Böyle İyi Kitaplar Yazıyorum?", "Neden Bir Yazgıyım Ben?" gibi alışılmadık ölçüde özgüvenli ve cüretkâr bölüm başlıkları altında, o güne kadar yazdığı yapıtları aracılığıyla özyaşamöyküsünü anlattığı (tam başlığıyla) Ecce Homo / Kişi Nasıl Kendisi Olur, Türkçede ilk kez 1969'da Can Alkor'un titiz çevirisiyle yayımlanmıştı. Usta çevirmen Can Alkor, bu yeni baskı için çevirisini bütünüyle gözden geçirdi.

"Artık çok yorulmuş Renoir'ın atölyesinde yalnız, ruhunu teslim ettiği bu 3 Aralık 1919 gününün çivi gibi bir gecesinde, Amodeo Modigliani (1884-1920), çağdaşlarının çağırdığı adla 'Livourne'lu küçük Yahudi', kara kalemle ve uyumlu çizgilerle, güzel bir yaşlı kadının, annesi Eugenie Garsin-Modigliani'nin uzun ve solgun yüzünü çiziyordu. Masanın üstünde, eskizlerin bulunduğu karton kutunun yanında, bir şarap şişesi. Dışarısı, buz tutmuştu. La Grande Chaumiere sokağı, eski anlatılarda ve masallarda söylendiği gibi, kış giysilerini giymişti. Ressam öksürüyordu. Günlük sakalının, bahar çimenleri kadar hızla uzadığını hissediyordu yüzünde. Modigliani, sanki artık bu dünyada değilmiş gibi, anıların ve gölgelerin dünyasına göçmüş gibi sanki, en ufak bir ses çıkarmaksızın, kalemini masaya koydu. Yatağa yaklaştı ve derinden iç çekerek elbiseleriyle yattı. Soluk alışlarının düzenli ve sakin bir hışırtıya dönüştüğü, uykuya gömüldüğü anda, bir yıldız, en parlak olanı, Paris göğünden ayrıldı ve düştü. Renoir."

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.