Böcekler İçin İlkyardım Merkezi

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Herkesin, bütün canlıların yaşamaya hakkı var!

Veteriner Dario Pistolazzi dünyanın en güzel mesleğini yapmaktadır, ancak bir gün hayvanların takıntılı sahipleri yüzünden işinden çok bunalır.

On yaşındaki kızı Camilla’nın ise babası için hiç beklenmedik yeni hastaları vardır: Türlü böcekler, fareler, örümcekler, akrepler... Camilla gelecekte böcekbilimci olmak istemektedir. Herkesin tiksindiği bu hayvanlara karşı, küçük kızın duyduğu aşırı sevginin temelinde, aslında annesinin erken ölümü yatmaktadır. Böcekler çok küçük ve çirkindir. Herkes acımadan onları ezmekte ya da üstlerine zehirli ilaç sıkmaktadır. Ama onların da yaşamaya hakkı vardır! Ve bir anneye...

Camilla’nın yetim, yaralı böceklere karşı korumacı sevgisi olağanüstü, çok şaşırtıcı sonuçlar doğuracaktır.

Yelda Gürlek’in çevirdiği Böcekler İçin İlkyardım Merkezi, İtalyan yazar Guido Sgardoli’den bir solukta okunacak çok etkileyici bir hikâye...

Guido Sgardoli (1965, San Donà di Piave-Venedik) Veterinerlik Fakültesi’nden mezun oldu, fakat hayvanlara duyduğu sevgiyi, sözcüklere ve onların oluşturdukları biçimlere olan tutkusuyla bütünleştirdi. Okumanın kendisine yetmediği zamanlarda da yazmaya koyuldu.

Çocuklar ve gençler için yazdığı kitaplar, yetişkinler tarafından da çok sevildi. Pekçok kitabı ve ödülü bulunan Sgardoli, 2009 yılında Andersen – En İyi Yazar ödülünü de aldı.

“Zehirlenen örümceği ateşi sönen bir ateşböceği, kellikten mustarip bir tırtıl, uyanık kalmayı beceremeyen bir uykusineği, iğnesi kırılmış bir arı, bilenmesi gereken bir makasböceği, yirmi dokuz ayağı aksayan bir kırkayak, kabız olan bir bokböceği, sivilceli bir tahtakurusu, bir türlü sertleşemeyen sopaböceği, buruşup büzülemeyen bir yaprakböceği, kabuğunu kaybetmiş bir salyangoz, kozasından ipek yerine yün çıkaran bir ipekböceği ve sarhoş bir adamın kanını emdikten sonra hepten sarhoş olan bir sivrisinek ailesi izledi.

Fakat bu böcekler sadece Dario’nun hastaları değildi. Camilla ve Giulia başı dertte olan her tür hayvanı bahçeden ya da sokaktan toplayıp eve getiriyordu. Böylece gagası kırılmış bir karatavuk, kördüğüm olmuş bir yılan, bir ayağı kopmuş kertenkele, kazma dişli bir fare, kabuğu kırılmış bir kaplumbağa, beslenme bozukluğu olan bir kirpi, gaz sancısı çeken bir sıçan ve daha bir sürü hayvan aralarına katılmıştı.”

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.