Allahın Askerleri

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Yaşar Kemal İstanbul’un çeşitli semtlerinde çocuklar arasında dolaşarak onların hikayelerini anlatır. Küçük yaştaki bu çocuklar, sokaklarda yatıp kalkıyor olmalarına, kimsesizliklerine, hor görülmelerine, açlığa rağmen hala hayatta, hala insan kalmışlardır. Allahın Askerleriyle yapılan röportaj zengin bir dille hüzünlü bir hikâyeye dönüşür. 

“Yaşar Kemal yaylaların sözlüğü...”
Ceyhun Atuf Kansu

“Yaşar Kemal, baştan beri, yoksullar ve doğa konularında olduğu gibi, çocuklar konusunda da son derece duyarlı bir yazar oldu. Yapıtlarında sık sık çocuklara başrolü vermekle kalmadı, onların yaşamlarını, sıkıntılarını, dünyaya bakışlarını da bir dizi röportajla ele aldı. Onun röportajlarının yayınlanmasından 10-15 yıl sonra, Türkiye’de sanki birdenbire, bir sokak çocukları patlaması yaşandı ve hala da yaşanıyor. Türkiye’de bugün kendi kaderine terk edilmiş on binlerce çocuk var. Dünyada ise bu durumda milyonlarca çocuk var.”
Süha Oğuzertem

Zilonun adı o uydurma adlardan biri. Babası kim bilir hangi beye öykünmüş de Ziloya bu adı koymuş. Ama mahallede herkes ona Zilo diyor. Zilo da ona bir yakışmış ki... Güzel, pırıl pırıl, candan, sıcacık bir sesi var Zilonun. Güzel, yürekten, sıcacık konuşuyor. Yapmacıkları hemen belli oluyor. Yüzüne vurunca da utanıyor, bir kirpi gibi dikenlerinin içine çekiliyor, sonra dikenlerini, öykünmelerini, yapmacıklarını unutup başlıyor sel gibi konuşmaya.

Zilonun anlattıklarından çıkardıklarım... Babası, uzun boylu, esmer, boynu uzamış, sünmüş, altmışında gösteren, Hacca da gitmiş gelmiş, işinden fırsat buldukça beş vakit namazını eda eden, arada sırada, kazaya kalan namazlarını boş vakit olunca yerine getiren, soba borusu bir eski pantolon giyen, ceketi çoğu zaman omuzunda, dili yarı Arap, yarı Kürtçeye çalan öfkeli, kederli, üzülünce hep eski türküler söyleyen, yirmi beş yıldır da Yemiş iskelesinde, ya da Halde hamalcılık yapan birisidir. Belki giyitlerini Ziloyla ikimiz uydurduk, boynunun uzunluğunu, sünekliğini ben onun hamallığından çıkardım, ama kaç yaşında olduğu üstünde Ziloyla çok çok hesaplar yaptık belki saatlarca. Hayır hayır, bu İbrahim Demir altmışından aşağı olamaz. Üç tane evli kızı, evli kızlarından kocaman kocaman torunları var.

Torunları Zilodan da daha büyük. Ben Zilonun yalancısıyım, vebali günahı Zilonun boynuna. Zilonun babası, onun anası ölünce başka bir kadınla evlenmiş. İbrahim Demirin Zilonun anasından dört kız, iki erkek çocuğu var. Kızların üçü evli demiştik. Oğlanlardan birisi ölmüş, öbürü kundura boyacılığı yapıyor Karaköyün oralarda. Zilonun anasından sonra aldığı kadından da dört çocuğu olmuş. Demek ki, bir hesapla Zilonun dokuz kardeşi var ve Zilonun babası yirmi beş yıldır İstanbulda hamal. Bunlar ya Siirtli, ya Bitlisli, ya Vanlı, ya Diyarbakırlı. Ziloların ben hangi ilden, hangi ilçeden, hangi köyden olduklarını biliyorum ya, öteki illerin adını da sayarak amaç şaşırtıyorum. Bunu böyle yapmak zorundayım. Zilonun anası babası, soyu sopu bir koşuldan geliyor. Hangi ilden olduğu bence bir şey yazmaz. Beş aşağı beş yukarı bütün Doğu Anadolunun koşulları birdir.

Baba yumuşak, gün görmüş birisi gibi geliyor bana. Bir de çok yorgun, azıcık da bıkmış bir adam duygusunu uyandırıyor. Yakınan, yorulmuş, bir yolunu bulur bulmaz da uyuyan.

Zilo kendini bildi bileli üç tane ev değiştirmişler. Semtlerin adını söylemek zorundayım. Zilo Fenerde doğmuş. Doğduğu evi şöyle zar zor çıkarıyor. Çamurlu, çocukların dize kadar içine gömüldükleri, çamur içinde oynadıkları, süründükleri, tepeden tırnağa çamura battıkları bir avlu geliyor aklına. Diyor ki, orayı düşündükçe vıcık vıcık çamurları da birlikte düşünüyorum. Bir de kaya olacaktı, bir de yıkık bir eski duvar, surlara benziyordu, diyor. Şimdiki surlara çok benziyordu, kale duvarı gibi bir duvardı. Anası çocuk doğururken bu evde ölmüş. Birkaç çığlıktan başka hiçbir şey anımsayamıyor anasının ölümü üstüne. Bir de çok sarı yüzlü bir kadın geliyor gözlerinin önüne, mum gibi olmuş, erimiş bitmiş. Çamurlu avluda ayaklarını sürüyerek yürüyen. Bu sapsarı kesilmiş, mum gibi kadın, çok güzel yüzlüymüş. Zilonun anası olabilirmiş bu.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.