Yeme Bozuklukları - Psikanalistlerle Çocuk ve Ergen Söyleşileri

PAYLAŞ / İZLE
ÜCRETSİZ

Ergenlikle hızla bastıran erinlik değişimleri, ergeni yeni bedenine ait bir çalışma yapmaya zorlar. Anoreksiya özellikle ergenlikte ortaya çıkış biçimiyle, gencin cinselleşmiş bedeni tasarımlamasına yönelik bir güçlük ve ödipal düşlemlerin baskısına karşılık ortaya çıkar. Bedensel hazlardan ve ihtiyaçlardan uzaklaşmak için gıdanın reddedilmesi, bedenin bu şekilde denetim ve kontrol altında etkisiz hale getirilmeye çalışılmasıdır.

Psikanalitik kurama göre yeme bozuklarının kökeninde, bağ kurulan ilk nesnelerle olan ilişkilerde bozulma yatar. Bağımlı olunan nesnenin yerine başka bir nesne ile bağlantı kurma çabası ve bunun yarattığı duyum (sensation) yoluyla içsel boşluğu doldurma, “bulimia”nın merkezinde yer alır. Kendine yöneltilen şiddet ise (kusma), adeta bir meydan okumayı mümkün kılarak öznede yeniden güç ve denetim hissi uyandırmaktadır. Böylece, ihtiyaç duyulan kişilerin iktidarından uzaklaşma ve onları başarısızlığa uğratma duygusu, bilinçdışında bir zafer gibi yaşanır.

Psikanalitik uygulamalar, altta yatan kişilik örüntüsü ne olursa olsun, obezitenin, korku verici ve tehdit edici bir psikolojik ve düşlemsel yapıdan “psikosomatik bir düzenek sağlayarak” çıkmak ve 
bireyselleşme-ayrışma süreçlerindeki hassasiyetleri kontrol etmek için kullanıldığını  göstermektedir. Obezite semptomu aile dengesini korumakta, herkesin ‘tümden depresif’ şekilde narsisistik çöküşünü engellemektedir.

“Psikanalistlerle Çocuk ve Ergen Söyleşileri”nde bu ay, Bengi Düşgör, Neslihan Zabcı ve Aslıhan Topyay, yeme bozukluklarının ardında yatan temel sorunsalları, bireysel beden ile aile bedeni arasında kurulan bağı ele alarak, anoreksiya, bulumia ve obezite’yi psikanalitik yaklaşım çerçevesinde tartışacaklar.

Herkesin katılımına açık ve ücretsiz olarak düzenlenecek söyleşiye buraya tıklayarak Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık’ın YouTube kanalı üzerinden katılabilirsiniz.