Üç Beş Kişi

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Zaman akıp giderken, "tarih" olmadan önce okumak... Roman -bir anlamda- geleceği var olandan hareket ederek okumanın notları sayılırsa; Üç Beş Kişi, dokusu içinde barındırdığı ciddi tarih öngörüsüyle gerçek bir romandır. Adalet Ağaoğlu'nun, tarih öngörüsüyle birlikte psikolojik çözümlemelere de yer verdiği Üç Beş Kişi, 80 öncesinin bulanık, karanlık ve umutsuz ortamının pervasız bir aynasıdır. Üç Beş Kişi, yani romanın kahramanları olan Ferit Sarıkaya, Murat Kaymazlı, Selmin Rifatzade, Kıymet, Türkan Hanım, Kardelen, Neval Hanım ve diğerleri, üstlerinde ağır, bunaltıcı bir baskı hissederler. Bazıları bu baskının toplumsal ipuçlarını yakalayamaz, bazıları ise o garip karanlığın üstünü örten başka şeylerin varlığını hisseder. Ancak bütün bu üç beş kişinin yaşadıkları ve düşündüklerinden hareket eden Ağaoğlu, sınıfsal yapılanmada gelecekte baş gösterecek değişikliklerin ilk ipuçlarını da verir. Gelecek, 80 öncesi yıllarda olduğu kadar bile naif ve az kirli olmayacaktır artık.

1 – Yaşamı kendi isteklerimiz doğrultusunda örgütleyemeyiz ki! – Sen örgütleyemezsin. Çünkü zayıf birisin. Her şeye çabucak kanıyorsun. Çarçabuk yeniliyorsun. Tek gününü bile programlayamıyorsun. Bu tek gün, bütün bir yaşam için programlanmalı. Kendimizi ona göre hazırlamalıyız. – Bunun için ne yapmalıyız? – Her sabah erkenden kalkmalıyız. Yüzümüzü yıkar yıkamaz kültürfizik yapmalıyız. Uzun uzun koşmalıyız. Gülle atmalıyız, engeller aşmalıyız; derin derin soluk soluk almalıyız... En önemlisi de, paçamıza mızmızca sarılıp duran şeylere sırt dönmeliyiz...

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.