Hallaç

  • Hallaç
PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

"Cezaların en kötüsü, en zararlısı bağışlamaktır: yazılıydı, demir ve köpekli kapının tam üstüne konulmuş tabelada. O vakte değin bağışlamanın büyüklüğüne inandırmaya çalışmışlardı insanları oysa ki, kim bilir bu da yeni bir dindi, cezaevlerine özgü bir din. Ayda bir gün tel kafeslerin ardından görüşülebilirdi. Tel kafesler yırtıcı hayvanlar için kullanılanın iki katı kalınlığında, dörtköşe dokunmuş insan kafesleriydiler ve uzun ve çok köpek bi köpeğin beraberliğinde görüşebilirlerdi insanlar içerdekilerle." Hallaç didikleyen, parçalayan, parçaları birleştirerek yeniden kuran öykülerden oluşan bir ilk kitaptır. Erbil varoluşsal bir söylemle "dil"i lime lime etmiş, sorgulamış, birey olmayı engelleyen her türlü toplumsal baskı türüyle kimi zaman öfke, kimi zaman alayla hesaplaşmıştır. Üstelik günümüzden 40 yıl önce.

"Çocukların şerefine olsun bu kadeh" dedi Hıdır Hüsrev'e, biraz önce hiç bi tuhaflık olmamışça sakindi. "Şerefe" dedi öteki de sıkıntıyla, yeniden kurgusu başlamıştı dönmeye; "bana ne." Çocuklar yerlerinden doğrulup selâm verdiler başlarıyla gene yontu denli çakıldılar sandalyelerine. "Evet, iş bölümü vardır bu evde, yoksa nasıl böyle mutlu olabilirdik." Bunu söylerken karısına baktı belli belirsiz. Kadın gene kimseleri görmeden "evet" dedi. Kocası bunu duymamışça "öyle değil mi?" diye sordu. "Evet" dedi kadın yeniden soluğu dönerek. Saatini çıkardı Hıdır yanakları atmaya başlamıştı: Nasıl da yarım ağızla söyler mutlu olduğumuzu; hoşlanmadın ha... ha? Ah bu kadın, Zilşan birini görünce hemen ve hiç bi nen konuşmadan beni çekiştirmekte, kurtarın beni buradan demeye getirip hem ikide birde göstererek ellerinin güzel olduğunu uzatıp çatalını tabaklara, Hüsrev'e al beni buradan da öp ellerimi demekle yapıp naz, o mutlu durumunu algılayamadığı için olup ustan, akıldan yoksun, öteki de, hır! hır! Öteki de etmek için yardım açmak radyoyu, bakmak bakmak ellerine, hem iş bölümünü unutur açmak radyoyu hem de...

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.