Yüksel Arslan: İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü’den Arture’lere (1955-1970)

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

"Yüksel’in görüleri karmaşık bir bilinçaltı dünyasını yansıtıyor. Görülmedik yaratıklar ortaya çıkmış. Organları eksik. Kemikleri ve kasları et bağlamamış. Bunlar, dökülmekte olan insan kalıntıları mı, yoksa sanatçının düşüncesinde üreyen yeni bir insan türünün ilk örnekleri mi, anlaşılmıyor."
M. Ş. İpşiroğlu

"Maviler kalkıyor yerini soluk renklere, toprak renklerine bırakıyordu. Bilinçaltının olasılıklarını belirtiyordu, bütün iğrençlikleri, özgürlüğü ve somut örnekleriyle. Belki herkes gibi kendi bunalımını da sergiliyordu bu yapıtlarında, olağanüstü ve saygıdeğer bir güçle..."
O. Duru

"Niçin doğayı soyutlamak da İnsan düşüncesini somutlamak değil?"
F. Edgü

"Onun “resmi” (peinture), bir “resim karşıtı”dır (anti-peinture). Bu ayrıca, sanatın insandan ayrı ve onun karşısına dikilen bir gerçek olmasına, yani “sanat içinde yabancılaşmaya” karşı çıkmaktır; insan kişiliğinin ve hür varlığının temel bir şart olarak ileri sürülüşüdür."
S. Hilav

"Demek, kendime, küçük, toplumdışı, yıkıcı, anarşist, insansala karşı, arturique, patafizik, psychiaRtrique!, Nietzscheci, vs, bir yaşantı seçmiştim."
Y. Arslan

Kırk yıl sonra ikinci baskı için

Bu kitap, Yüksel Arslan üzerine yayımlanan ilk kitaptır. İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde okurken onu “keşfeden”, yakından ilgilenen, destek olan ve ölene değin ilişkisini sürdüren Mazhar Şevket İpşiroğlu’yla, Arslan’ın üç yakın dostu yazarın kaleme aldıkları bu yazıları, 1978 yılında, kitaplaştırıp Ada Yayınları’nda yayımlamıştım. Aradan geçen kırk yıl içinde, Yüksel Arslan’ın yaşamında ve sanatında çok şeyler değişti. 1961 yılında yerleştiği Paris’te, yıllar boyunca binlerce desen karaladı. Arture adını verdiği dizilerini yarattı. Sergileriyle, kitaplarıyla, kimselere benzemediğini kanıtladı. Bu kitap, tüm bunların başlangıcına işaret eden küçük bir çalışma.

Bir dostluk imecesi.
Böyle okuna.

F. E.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.