Üç Anlatı - Taormina - Fehmi K.'nin Acayip Serüvenleri - Kuyu

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Yazarı da okuru da sarakaya alan ama ona karşılık son derece ciddi bir parodi. (...) Yavuz, parodisini anlayacak ciddi, araştırmadan üşenmeyecek okurlar arıyor. (...) Yavuz’un, parodiye hasret edebiyatımıza iç açıcılık getirdiği kanısındayım.
Doğan HIZLAN
Taormina, Fehmi K.’nın Acayip Serüvenleri ve Kuyu Hilmi Yavuz’un çok başarılı postmodern üçlemesidir.
Prof. Dr. Dilek DOLTAŞ
Türk edebiyatı kanonunda şairliğiyle öne çıkmış olan Hilmi Yavuz, tek kurgusu olan Üç Anlatı: Taormina, Fehmi K.’nın Acayip Serüvenleri, Kuyu ile “postmodern” romancılar arasında hak ettiği yeri almıştır.
Prof. Dr. Mukadder ERKAN

1.
Taormina!
Benim biricik büyülü-söz’üm: ‘Taormina!’
Elli iki yaşımda (1988’de) bu sözcüğü bulduğumu itiraf ediyorum. Ve ne zaman kendi kendime ‘Taormina!’ desem, aydınlığa boğuluyorum (m’illumino d’immenso): uzak, güneşli bir deniz ve... beyazlık. Bir yelkenli, belki.
‘Taormina!’ Bu sözcük, beni dinlendiriyor. Bu sözcük benim hem yaz’ım hem yazlığım; onun (bu sözcüğün) penceresinden şunları seyrediyorum:
Uzak, güneşli bir deniz (ikindi güneşi?), beyazlık, köpükler ve belli belirsiz bir yelkenli, –evet bir yelkenli.
Bu yaz, ‘Taormina’nın penceresinde geçiyor.
(Bodrum’da, rüzgârlı camları keşfettiğimde, daha ‘Taormina’ yoktu; –belki, gerek de yoktu ‘Taormina’ya. O beş metre tavanlı, ahşap döşemeli odada, akşama yakın saatlerde ve yaz günleri, mandalina ağaçlarının üzerinden dağa bakardım. Şimdi, Ömer’in 1984 yazında, o camdan çektiği fotoğraf, dağ görüntüsü duruyor önümde, –ve dağ morarmış; o günden bu yana, giderek de morarıyor. Fotoğraftan anlaşılıyor bu).
Rüzgârlı camlar yok! ‘Taormina!’
Saat kulesinin arkasındaki kahvede, bir akşamüzeri, (sonyaza yakın), Şemsipaşa ile Sarayburnu arasında, sanki ona benzer bir görüntü var gibiydi.
Sözcüğü buldum, şimdi onun imgesini aramalıyım!

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.