Timsahlar Diş Fırçası Kullanmaz

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Sokak Ansiklopedisi

Okul Dışı Bilgiler

“Çocuk edebiyatının şampiyonu” Yalvaç Ural’dan meraklı mı meraklı, renkli mi renkli bir “ansiklopedi”, bir “okul dışı” bilgi merkezi!
Bataklık sularının acımasız kahramanı timsah dişlerini nasıl temizliyor?

Aktör köpek sahnede ne yapıyor?

Gözyaşlarının ve  kahkahaların tek sahibi insan mı? Üzüldüğünde ağlayan, sevindiğinde gülümseyen başka bir canlı var mı?

Kedilerin gözlerindeki sihirli pırıltının sırrı nedir?

Ormangillerin büyük şarkı yarışmasını kim kazandı?

Şenol’un Adsız Köpeği

Şenol bizim gazetenin grafik servisinde çalışıyor. Yani bizim çocuk sayfamızın görsel düzenini o hazırlıyor. Ve bizler, pazar sabahları erken saatlerde gazetemizi okuyabilelim diye de, bazı geceler geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalıyor. İşte yine böyle günlerden birinde, işi bittikten sonra gazeteden çıkıyor. Oturduğu semte giden minibüslerden birine biniyor ve evine yakın bir durakta iniyor. Ortalık zifiri karanlık. Sokakta kimseler yok. Durağın köşesindeki lamba, çevreyi zar zor aydınlatıyor. Ürkek, telaşlı, fakat oldukça sessiz adımlarla evine doğru yürümeye başlıyor. Birden yanında bir köpek beliriveriyor. Oldukça uysal ve tanıdık birini görmüş gibi, kuyruk sallıyor köpek. Yine de korkuyor Şenol. Ama hiç sesini çıkarmadan devam ediyor yoluna. Eve geldiklerinde bir, “Oohh!” çekiyor ve giriyor evine. Köpek de dönüp gidiyor. Ertesi gece Şenol durakta indiğinde, köpek yine orada. Minibüsten onun indiğini görünce koşarak yanına geliyor. Bir sevinç içinde, onu izlemeye başlıyor. Şenol köpeği hiç görmemiş gibi davranıyor. Ama adsız köpeğin aldırdığı yok. Eski bir dostunu görmüş gibi mutlu. Sürünerek, çevresinde dönerek yine eve kadar izliyor onu. Şenol eve girince de biraz kapıda bekliyor, sonra yine çekip gidiyor. Bir sonraki gün, bir sonraki gün, hep aynı şekilde sürüp gidiyor dostlukları. Bir gece, Şenol yemekhaneden artık kemik par çala r ı alıyor yanına. Adını bilmese de “Adsız Köpek” arkadaşı artık onun. Minibüsten indiğinde yağmur yağıyor. Sırılsıklam olmuş tüylerine karşın, arkadaşı “Adsız Köpek” orada. Meraklı gözlerle, minibüsten inenler içinde Şenol’u bulmaya çalışıyor. En son Şenol iniyor. Dostunun onu görmediği zaman ne yapacağını merak ettiği için… “Adsız Köpek”, Şenol’u göremeyince şaşkına dönüyor ve sinirli sinirli dolanmaya başlıyor. İnenlerin yanlarına gidiyor. “İndi de, ben mi görmedim?” gibilerden, telaşlı telaşlı sanki yüzlerine bakmaya başlıyor. Şenol’u görünce rahatlıyor birden. Şenol elindeki kemikleri, sardığı kâğıttan çıkarıp ona veriyor. Köpek kemiği yemeye başlıyor. Fakat Şenol’un yürüdüğünü görünce yemeği bırakıp kemiği ağzına alarak Şenol’u izlemeye başlıyor. Öyle ya, onu eve kadar bırakmak zorunda. Şimdi yemek yemenin sırası mı?.. Hızlı hızlı yürüyorlar eve doğru. Yağmur da olanca hızıyla devam ediyor. Birden yanlarında bir araba duruyor.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.