Tilki ile Çobanaldatan - Toplu Şiirler (1951-2001)

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Taner Baybars, Kıbrıs’tan (sadece Türk kökenliler değil, Elen, Maronit, Levanten kökenli bütün Kıbrıslılar arasından) çıkmış en dikkat çekici şairlerden biri. “Yabancı” bir iklimden beslenen, sıra dışı imge kullanımlarıyla, temalarının çeşitliliğiyle Taner Baybars’ın şiiri dillerarası bir yaylım ateş. Tilki ile Çobanaldatan, günün nabzını tutan, an ve düşgücüyle yoğrulan, kendini şiire bırakan, coğrafyayı, fiziği, edebiyatı, yaşamı yolculuğuna alan bir şairin alacakaranlık yürüyüşü.

SERÇEPARMAK

Serçeparmağım
Hatıralarımın çoğu sende,
Günahsız başını ısırarak eziyorum
Düşüncelerimi.
Ve inanıyorum yavaş yavaş
Adaletsizliğine Allah’ın
Senin günahın ne serçe parmağım,
Öteki parmaklardan
Neden küçüksün?

Büyüsün, büyüsün,
Serçeparmağımda her şeyim...
Ben doğmazdan evvel,
Sen serçe parmak olmazdan evvel,
Neredeydik?

TEMPORA MUTANTUR NOS ET MUTAMUR IN ILLIS

CİGARA KUTUSU

Biz zamanın elinde cigaralar
Bir cigara kutusu dünya
Zaman içer bizi yavaş yavaş
Ve dumanlarımız savrulur havaya.

ÇAMAŞIR İPİ

                                   –Mapolar’a–

Nedir yaptığın çamaşırcı kadın
Neden gözlerin buğulu
Karmakarışık yine teknen
İpin baştanbaşa dolu
Ve öyle temiz ki yıkadıkların...
Yoksa matemli misin
Neden ağlıyor çamaşırların.

Beni de al teknene çamaşırcı kadın
Bırak gözyaşı dökeyim ben de
Ve çamaşır ipinin üstünde
Bırak insanlara güleyim...

Ve sen,
“Alişimin Gözleri Kara”
Türküsünü mırıldanarak
Odun dumanından ağla
Gam ile değil, tasayla değil.

./..
Bu sonsuz bir ip çamaşırcı kadın
Hepimizi sen yıkamışsın
Akıtarak yavaş yavaş
Damla damla suyumuzu
Gün kısa, gece uzun
Çamaşırlar ipin üstünde
Farkında değiliz insan olduğumuzun.

Beni çıkar teknenden çamaşırcı kadın
Bırak iptekilere güleyim
Elini öpeyim çamaşırcı kadın
Elini öpeyim.


VERESİYE

Bir can aldım veresiye
Ne olur bütün borçlarım gibi,
Bir unutulsa bu da.

IN VINO VERITAS

MEYHANEDEN ŞİİRLER

I

Sevinsin artık karanlık
Birkaç kuruşa sarhoşum
Merak etme bu kadar,
Senin için değil böyle oluşum.

II

Bir kadeh şarapta bütün uzaklık
Anladım büyüklüğünü mesafenin
Seni unutmak, unutmak artık
Ve saçların gibi bir perdeyi
Çekmek üstüne gözlerimin.

III

Bir kere olabilir her şey
Bir kere sevebilirim
Ve bir kere unutabilirim seni
Sonra,
Bir kere ölebilir ancak
Selim’in aşkından Züleyha.
IV

Meyhane güzel
Kış gecelerinin
En güzel hatıralarını doldurduğum
Kemikleşen parmaklarımın arasında
Kadeh bile çatlayacak sevincinden
Ve altın bir yara gibi damarlarımda
Senin dokunduğun yerler kalacak.

V

Belki bir sabah
Sokaklarda sarhoş bulunacağım
Ekim günlerinin birinde
Fakat sen bulunmayacaksın
Vücudumun hiçbir yerinde
Hayat güzelmiş diyeceğim
Doğan güneşe karşı doğrulup
Bir kaplan gibi söküp kalbimi
Ve seni baştan başa unutup
Bekleyeceğim başka günlerin gelişini.

VI

Saat 8
Meyhaneden son mektubum
Rum delikanlılar sirto oynuyor
Şarap kadehte kimsesiz
Meyhanecinin kızı güzel
Ben seni unutmuşum.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.