Sevgi Neden Önemlidir? Şefkat Bir Bebeğin Beynini Nasıl Biçimlendirir?

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Sevgi Neden Önemlidir?, bebeğin ilk yıllarında sevgi dolu bir ilişkinin beynin gelişimi açısından neden zorunlu olduğunu ve erken dönemdeki etkileşimlerin, gelecekteki duygusal ve fiziksel sağlık açısından nasıl kalıcı sonuçlar doğurabileceğini açıklıyor. Bu kitabın ilk basımının elde ettiği başarının hemen ardından gelen ikinci basımda, bilimsel araştırmalar güncellenmiş ve genetik ile zihin/beden ilişkisi konusundaki son buluşlar da bu basımın kapsamına alınmıştır. Yeni basıma, hamileliğin bebeğin gelecekteki duygusal ve fiziksel esenliğini biçimlemekte oynadığı rolü ele alan yeni bir bölüm dahil edilmiştir.

Sue Gerhardt, erken dönemde yaşanan stresin bir bebeğin ya da erken çocukluk dönemindeki bir çocuğun gelişmekte olan sinir sistemi üzerindeki geniş kapsamlı etkilerine özellikle odaklanmaktadır. Erken dönemde ilişkiler yolunda gitmediğinde, bağımlı çocuğun bu duruma uyum sağlaması gerekir; şimdi çocuğun beyninin de buna uyum sağladığını biliyoruz. Beynin özellikle duygulanım ve bağışıklık sistemleri, erken dönemdeki stresten etkilenir ve daha az etkili olabilir. Bu durum çocuğu, depresyon, antisosyal davranış, bağımlılıklar ya da anoreksiya gibi bir dizi sorunun yanı sıra fiziksel hastalıklar karşısında da daha savunmasız kılar.

Sevgi Neden Önemlidir?, sinirbilim, gelişimsel psikoloji ve nörobiyoloji alanlarındaki son buluşların kolay anlaşılabilir ve canlı bir anlatımı. Bu kitap ana babalar ve uzmanlar için son derece değerli bir rehber.

“Sevgi Neden Önemlidir? son derece önemli bir kitap. Her ana babanın, öğretmenin ve siyasetçinin zorunlu okuma listesinde olmalı.” - Rebecca Abrams, The Guardian

“Çok heyecan verici bir okuma deneyimi. Beyin, ebeveynlik ve duygusal gelişim üzerine en güncel araştırmaların muhteşem bir yazarlıkla birleştiği bu kitap, popüler bilimin en iyi örneklerinden birini sunuyor. Güçlü ve dönüştürücü bir mesaj sunan bu çalışmayı, bütün ana babaların, siyasetçilerin, çocuk eğitimi profesyonellerinin, öğrencilerin ve daha sağlıklı ve mutlu bir gelecek arzulayanların mutlaka okuması gerekir.” - Dr. Graham Music, danışman psikoterapist, Tavistock Kliniği, Londra, Nurturing Natures adlı kitabın yazarı.

İLK HAFTALAR

Hayatımız ansızın değişebilir. Hayat her zaman kestirilebilir bir doğrultuda ilerlemez: Erkek kızla tanışır ve evlenip yuva kurarlar. Bazı hamilelikler beklenmediktir. Bir gece, gelip geçici bir yabancıyla dışarda içki içip sarhoş olduktan sonra veya artık sevmediğiniz bir eşten hamile kalabilirsiniz. Aşk gibi hamilelik de hiç beklenmedik bir anda başınıza gelebilir ya da öyle uzun zamandır bir çocuk dünyaya getirmeye uğraşıyorsunuzdur ki, hamilelik düşüncesi üzücü bir hayal kırıklığına dönüşmüştür. Zengin bir beslenme ve duygusal hoşnutluk hamile kalmayı (ve bunu sürdürmeyi) kolaylaştırsa da gerçekte, senaryolar insan çeşitliliği kadar çeşitlidir.

Senaryo nasıl başlarsa başlasın, biyolojik bir olay tetiklenir. Yumurta ve sperm birleşir ve ansızın her şey değişir. Döllenmiş hücre, bir kadının rahminin besleyici çeperine yatar. Hızla büyüyerek hücre öbeklerine dönüşür ve daha sonra bunlar, oluşmakta olan yeni bedenin yapısı içinde kendi yerlerini yapmaya başlarlar. Bu yeni dokular bir ele mi, yoksa bir böbreğe ya da beynin bir bölgesine mi dönüşecektir? Bu, yeni dokunun, diğer hücre dokusuyla ilişkili olarak kendini nerede bulduğuna bağlıdır. Artık, parçalardan yeni bir insan oluşturmak gibi olağanüstü bir süreç başlamıştır.

Birkaç hafta içinde, gelişmekte olan embriyon karşılıklı bir yapım projesinde anne ile işbirliği yapmaya başlar. Bu ikisi kendi aralarında plasentayı oluşturur; bu, hem besin, oksijen ve (hormonlar gibi) biyokimyasal salgılar için bir değiş tokuş merkezi hem de zehirli bir şeyin annenin sistemine girerek embriyona ulaşmasını önleyen koruyucu bir kalkan işlevi görür. (Plasenta HCG –human koryonik gonadotropin– denilen bir madde salgılar ve bu madde, anneyi toksinlere karşı daha duyarlı kılabileceği gibi, bulantı duymasına da neden olabilir.) Bu koruyucu sistem, annenin yeterince sağlıklı bir yaşam tarzı olması durumunda iyi çalışır ama anne alkol veya nikotin gibi uyuşturucu maddeler kullanıyorsa, plasenta cenini korumakta güçlük çeker.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.