Resistance / Rezistans

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

VENEDİK BİENALİ 55. ULUSLARARASI SANAT SERGİSİ TÜRKİYE PAVYONU

Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi’nin Türkiye Pavyonu’nda, Ali Kazma’nın “Rezistans” başlıklı yeni video serisi yer alıyor. Emre Baykal’ın küratörlüğünde gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu,  
1 Haziran-24 Kasım 2013 tarihleri arasında Venedik Bienali’nin ana mekânlarından biri olan Arsenale'nin Artiglierie binasında bulunuyor.  

Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi’nin Türkiye Pavyonu’nun açılışı, küratör Emre Baykal ve sanatçı Ali Kazma’nın katılımıyla 30 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirildi.  Açılışın ardından İstanbul Kültür Sanat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve TOFAŞ CEO’su Kamil Başaran’ın ev sahipliğinde bir resepsiyon düzenlendi.    

Ali Kazma, beş kanallı bir video yerleştirmesi olarak kurguladığı “Rezistans”ta, bedeni hem kendi kısıtlarından kurtarıp özgürleştiren, hem de sınırlayıp kontrol altına alan müdahale ve stratejileri inceliyor. Günümüzde insan bedeni için geliştirilen söylem, teknik ve yönetim taktiklerine ilişkin kapsamlı bir araştırma niteliğindeki bu video serisi, beden üzerinde gerçekleştirilen müdahalelere odaklanıyor. Sanatçının 2005 yılından bu yana ürettiği “Engellemeler” (Obstructions) serisinin içinden genişleyen “Rezistans”, bilimsel, kültürel ve toplumsal araçlar yoluyla bedenin bugün nasıl şekillendirildiğini, bir icra alanı olarak nasıl tekrar tekrar yeniden üretildiğini araştırıyor.


“Rezistans” başlığı altında toplanan ve birlikte gösterilerek tek bir yerleştirmenin kurgusunda birbirlerini bütünleyen bu videolar, materyal bedenin inşasını üç ayrı katmanda incelemeye alıyorlar. Bunların birincisi bedeni kuşatıp onu hem dış dünyadan ayıran, hem de bedenin dünyayla iletişimine aracı olan yüzey, yani deri. Ali Kazma derinin altında kalan, bedeni hem bir arada tutup hem de her an dağılıp yok olmasına yol açabilen ‘et’in alanına da iniyor. Üçüncü bir katman ise, bedeni kuşatıp onu devamlı kontrol ve terbiye altında tutan mekânlar, ya da mimari kabuklar.


Yaklaşık bir yıl boyunca, dünyanın çeşitli yerlerinde, farklı mekânlar ve öznelerle birlikte çekimler gerçekleştiren Ali Kazma’nın kaydettiği mekânlar arasında Paris’te bir film seti, Sakarya’da bir hapishane, İstanbul’da bir okul ve bir ameliyathane, Amerika’da bir ‘cryonics’ merkezi, Berlin’de robot üretim ve deneylerinin yapıldığı bir üniversite, Lozan’da bir genetik araştırma laboratuarı ve Londra’da bir dövme stüdyosu bulunuyor.


Projeye eşlik etmek üzere yayımlanan kitapta, küratör Emre Baykal’ın metninin yanı sıra, “Rezistans”ı oluşturan işlerden video kareleri yer alıyor. İKSV ve Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan kitap, serginin iletişim malzemelerinin tasarımını da üstlenen Esen Karol tarafından tasarlandı. Türkçe-İngilizce olarak basılan Rezistans başlıklı kitap, İstanbul’da ve yurtdışındaki kitapçılarda satışa sunulacak.

Fiat ve Vehbi Koç Vakfı sponsorluğundaTC Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu’nun desteğiyle ve TC Dışişleri Bakanlığı ile TC Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde gerçekleştirilen Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’nun koordinasyonunu İstanbul Kültür Sanat Vakfı yürütüyor. SAHA Derneği, Ali Kazma’nın “Rezistans” başlıklı video serisine üretim desteği veriyor.

Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi 1 Haziran tarihinde sanatseverlerin ziyaretine açıldı.  
24 Kasım
’a kadar devam edecek Venedik Bienali’nde Massimiliano Gioni küratörlüğünde “Il Palazzo Enciclopedico/The Encyclopedic Palace” başlıklı ana serginin yanı sıra 88 ülke pavyonu yer alıyor.

İKSV 2013 Venedik Bianeli Katalog

REZİSTANS

Emre Baykal

Ali Kazma, “Rezistans” başlıklı video serisinde, bedeni hem kendi kısıtlarından kurtarıp özgürleştiren, hem de sınırlayıp kontrol altına alan müdahale ve stratejileri inceliyor. Günümüzde insan bedeni için geliştirilen söylem, teknik ve yönetim taktiklerine ilişkin kapsamlı bir araştırma niteliğindeki bu video serisi, beden üzerinde gerçekleştirilen müdahalelere odaklanıyor. “Rezistans”, hem gerçek ve sınırlandırılmış bir imge hem de bir sonsuz imkânlar alanı olarak bedenin kaynak oluşturduğu sınırsız bilgiyi, zaman içinde daha da genişleyerek kapsamına almayı vaat ederken, Ali Kazma’nın sanatsal üretiminin bundan sonra evrileceği yöne ilişkin önemli ipuçları sunuyor.

Ali Kazma 2005 yılında “Engellemeler” (Obstructions) başlığı altında üretmeye başladığı video serisinde, düzenle kaos, yaşamla ölüm arasındaki gergin dengeyi, insanın dağılmaya, yok olmaya eğilimli dünyayı bir arada tutma çabasını ve bunu başarmak için geliştirdiği fiziksel üretimin çeşitliliğini, insan doğası içinde bu üretimin ne ifade ettiğini araştırmıştı. Şimdilik 16 parçadan oluşan “Engellemeler”, Ali Kazma’nın “İstanbul Yaya Sergileri II: Tünel-Karaköy” (2005) başlıklı kamusal alan sergisi için gerçekleştirdiği, 37 günlük performatif bir videodan beslenir. “Bugün” (Today) adlı bu çalışmada Kazma, serginin kapsadığı bölgenin günlük yaşantısı içinde yürütülen mikro düzeydeki üretim ve onarım etkinliklerinin izini sürmüş; gün içinde kamerasıyla kaydedip montajladığı bu etkinlikleri, aynı gün hava karardıktan sonra Tünel Meydanı’na bakan bir dükkân vitrinine yansıtmıştı. Sanatçının kendi bedensel ve zihinsel çalışmasını, bölgenin günlük rutini içindeki çalışmalara eklemleyen bu performatif iş, genellikle görmeden geçip gittiğimiz –ya da kapalı mekânlarda gerçekleştirildikleri için göremediğimiz– her türlü üretim, bakım, onarım etkinliğini, fragmanlar halinde görünür kılıyordu. “Bugün”, en geniş anlamıyla çalışan insan bedenini, bedenin kendi uzantısı gibi kullandığı araçları, çalışma halindeki bedenlerin ortak jest ve eylemlerini ve bu eylemler arasındaki benzerlikler ve farklılıklar yoluyla kurulan grameri, kendi araştırma alanı içine taşıyordu.

“Bugün”ü oluşturan fragmanların tekrar ziyaret edilmeleri fikriyle tetiklenen “Engellemeler” serisinde yer alan işlerin çoğu, insan bedeninin sürekliliği, konforu, ölçülmesi, kontrolü, bakımı ve onarımı için verilen uğraşları konu edinirler. Bu uğraşların icra alanı ve son ürünü bedeni destekleyen ya da tamamlayan materyal nesneler olduğu kadar (“Blucin Fabrikası”, “Çelik Fabrikası”, “Saat Tamircisi”, “Mutfak”), kimi zaman beden de kendisini icraya açar (“Dansçı”, “Ressam”), ya da kendisi icranın alanına dönüşür (“Beyin Cerrahı”). Serinin adında ima edilen karşı koyma çabası ise, her şeyin eninde sonunda ayrışıp yok olacağına dair temel bir bilimsel gerçeğe referans verir. Söz konusu ‘engelleme’ler, insanın bu mutlak yok oluş sürecine –ve nihayetinde ölüme– karşı sürdürdüğü, bu süreci en azından yavaşlatıp geciktirmeye yönelik bitmeyen bir çaba olarak üretim ve onarım aktivitelerinin toplamına işaret eder.

Tıpkı “Engellemeler”in “Bugün”ün içinden genişleyerek doğuşu gibi, “Rezistans” da “Engellemeler” serisinin içinden genişliyor; bilimsel, kültürel ve toplumsal araçlar yoluyla bedenin bugün nasıl şekillendirildiğini, bir icra alanı olarak nasıl tekrar tekrar yeniden üretildiğini araştırıyor. Diğer bir deyişle, “Rezistans”, yaratıcı bir güç olan bedenin üretim aktivitesini doğrudan beden üzerine taşıyor; üreten ve üretilen, şekil veren ve şekillenen, bu kez bedenin kendi maddeselliğinde birleşiyor.

Ali Kazma, “Rezistans”ın yaklaşık bir yıl süren çekimleri boyunca, bedeni hem inşa hem de kontrol eden süreçleri kaydetmek için birçok farklı mekâna girdi. İnsanın kendi bedeninin toplumsal, kültürel, fiziksel ve genetik kodlarını kırmaya çalışıp onu kusursuzlaştırma çabasının yanı sıra, bedenin bu tür müdahaleler yoluyla nasıl yeni sembollerin ve anlamların taşıyıcısı haline geldiğini araştırdı.

“Rezistans” başlığı altında toplanan ve birlikte gösterilerek tek bir yerleştirmenin kurgusunda birbirlerini bütünleyen bu videolar, materyal bedenin inşasını üç ayrı katmanda incelemeye alıyorlar. Bedeni gözden çıkarıp bir kenara atabileceğimiz, ama aynı zamanda bireyin fiziksel temsili ve kefili olarak kendini dayatan bir kabuk olarak düşünecek olursak Ali Kazma’nın kamerası, bir rezistans alanı olarak bu kabuğun kendisine ve ona yapılan müdahalelere baktığı kadar; bu yüzeyin altında olana, yani bedeni hem bir arada tutup hem de her an dağılıp yok olmasına yol açana, başka bir deyişle en materyal haliyle ‘et’in alanına da iniyor. Bir üçüncü katman ise, bedensel kabuğu sarıp kuşatarak onu şekillendiren, disiplin altına sokan, bedeni sürekli denetleyip kontrol ve gözetim altında tutan kurumsal/mekânsal kabuklar olarak karşımıza çıkıyor.

Ali Kazma, “Rezistans”ta bedene yönelik müdahaleleri yalnızca kamerasını yönelttiği özneler aracılığıyla değil, öznenin yeniden kurgulanışına sahne olan mekânlar yoluyla da anlamaya çalışıyor. Antik Yunan’dan beri bedeni zihnin ve ruhun tabutu, kafesi ya da onları hapseden hücre olarak mekânsallaştıran metaforun karşılığını mimaride ve mekânın organizasyonunda ararken bedenin kendisini neredeyse hiç göstermese de, kamerasını sürekli onun kontrolünü, denetimini, terbiyesini hatırlatan mekânlara yöneltiyor.

“Rezistans”, bedenin gizemine meydan okuyup onu neredeyse anatomik bir nesne olarak anlamaya çalışan, indirgeyici bir yaklaşım benimsemek yerine, bedenin fiziksel ve kavramsal bir mekân olarak ürettiği anlamlar bütününü ve bunlara ilişkin enigmayı geniş bir ilişkiler ağı içinden okumaya çalışıyor. Ali Kazma, ilk kez Venedik Bienali’nde gösterilen bu çok kanallı video yerleştirmesinde, toplumsal, kültürel ve bilimsel katmanlarda bedeni şekillendiren ağları; “beden olmak” ve “bir bedene sahip olmak” arasındaki ilişkiyi, bir bilgi, denetim ve performans alanı olarak bedenin sonsuz olanak ve sınırlarında oluşan gerilimi, “materyal beden”, “toplumsal beden”, “denetlenen beden”, “disipline edilmiş beden”, “çalışan beden” ve “cinsel beden” gibi farklı tanım ve algılar içinde araştırıyor.

Ali Kazma, bu geniş kapsamlı projenin çekimlerini dünyanın çeşitli yerlerinde, farklı mekânlar ve öznelerle birlikte gerçekleştirdi: Paris’te bir film seti, Sakarya’da bir hapishane, İstanbul’da bir okul ve bir ameliyathane, Amerika’da bir ‘cryonics’ merkezi, Berlin’de robot üretim ve deneylerinin yapıldığı bir üniversite, Lozan’da bir genetik araştırma laboratuvarı ve Londra’da bir dövme stüdyosu, bunlardan bazıları.

Kazma, henüz “Rezistans”ın üretim aşamasındayken verdiği bir röportajda, insanın üretirken çevresini ve dünyayı nasıl değiştirdiği, bunun sonucu olarak da dünyanın onu nasıl değiştirdiğiyle ilgilendiğini, işlerinde insan ve onu kuşatan dünya arasındaki bu karşılıklı etkileşimi araştırdığını söylemişti. “Rezistans” serisi, tıpkı “Engellemeler”de olduğu gibi, insanın dünyaya şekil vermek üzere geliştirdiği üretim süreçlerini incelerken, yine bu süreçler içinde şekillenen insan bedenini merkezine alıyor. Serinin 55. Venedik Bienali’ndeki ilk gösteriminde izleyiciyi dört bir yandan çevreleyen mekânsal bir kurguyla sunulan bu çok kanallı video yerleştirmesi, Ali Kazma’nın sanat aracılığıyla dünya ile kurduğu etkileşime yeni bir beden daha kazandırıyor.

Amelia Jones, “Decorporealization”, Sensorium: Embodied Experience, Technology, and Contemporary Art içinde, yay. haz. Caroline A. Jones (Cambridge: MIT Press, 2006), s. 134.
Alexandra Howson, The Body in Society: An Introduction (Oxford: Polity Press, 2013), 6.
Ali Kazma’nın Ocak 2013’te Berlin’de Alexander Forbes’a Artinfo için verdiği röportajdan.

BİYOGRAFİLER

Ali Kazma

1971 yılında İstanbul’da doğan video sanatçısı Ali Kazma, 1993’te ABD’de lisans eğitimini tamamladı. Londra’da kısa bir süre fotoğraf eğitimi aldıktan sonra 1995 yılında film eğitimi almak için tekrar ABD’ye döndü. New York’taki New School Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini tamamlarken aynı zamanda öğretim elemanı olarak da görev yaptı. 2001 yılında UNESCO tarafından verilen “Sanata Destek Ödülü”ne layık görülen Ali Kazma, 2005 yılından beri üzerinde çalıştığı “Engellemeler” serisiyle 2010 yılında medya sanatı alanında North Rhine-Westphalia Sanat Vakfı tarafından verilen prestijli Nam June Paik Ödülü’nü kazandı. Videoları ile insan davranışları, varoluş şekilleri ve hallerini sorgulayan sanatçının çalışmalarının sergilendiği etkinlikler arasında İstanbul Bienali (2001, 2007, 2011), Tokyo Opera City (2001), Platform Garanti ve İstanbul Modern (2004), 9. Havana Bienali (2006), San Francisco Art Institute (2006), Lyon Bienali (2007) ve Sao Paulo Bienali (2012)yer alıyor. Ali Kazma, 2000 yılından beri İstanbul’da yaşıyor.

Emre Baykal

Emre Baykal, 1995–2000 yılları arasında Yönetmen Yardımcılığını üstlendiği İstanbul Bienali’nde,
2000-2005 yılları arasında Yönetmen olarak görev yaptı. 2005 yılında, Fulya Erdemci’yle birlikte bir kamusal alan projesi olan “İstanbul Yaya Sergileri II: Tünel-Karaköy”ün eş küratörlüğünü üstlendi. 2007’de santralistanbul’da, “Modern ve Ötesi” başlıklı açılış sergisini yönetti. Emre Baykal’ın küratörlüğünü üstlendiği grup sergileri arasında “Haset, Husumet, Rezalet” (ARTER, 2013), “İkinci Sergi” (ARTER, 2010–2011); “Görünmezlik Taktikleri” (Daniela Zyman’la beraber; T-B A21, Viyana; Tanas, Berlin; ARTER, Istanbul, 2010–2011); “Mahrem” (santralistanbul; Kunsthalle Wien Project Space; Tanas, Berlin, 2007-2008) yer alıyor. Emre Baykal, Mona Hatoum (“Hâlâ Buradasın”, ARTER, 2012), Deniz Gül (“5 Kişilik Bufet”, ARTER, 2011), Kutluğ Ataman (“Mezopotamya Dramaturjileri”, ARTER, 2011) ve Ali Kazma’nın (“Engellemeler”, YKY Kâzım Taşkent Sanat Galerisi, 2010) kişisel sergilerinin de küratörlüğünü üstlendi. Pek çok yayına ve sergi kataloğuna yazılarıyla katkıda bulunan Emre Baykal, bir Vehbi Koç Vakfı projesi olan ARTER’de Sergiler Direktörü ve Küratör olarak çalışıyor.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.