Ortaparmak

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Ozanımız uluslararası bir çocuk kongresinde tasarlamış bu yapıtı. Büyük masanın kıyılarındaki 150 çocuk yazarını birdenbire 5, 6 yaşlarındaki çocukluklarıyla görmüştür. Daha sonra, onları kendi ülkelerinin coğrafyası, tarihi, başka özellikleri içinde düşleyerek 170’e yakın şiir yazmıştır. Yeryüzü Çocukları diye adlandırdığı bu yapıt, onun evrensel çocukluğunun tadını verir. Ortaparmak bu yapıtın 3. kitabıdır.

Biz çocukların çoğu
Tuna'ya benzeriz
Akarız erkenden okula.

Elmas Çocuk

Güney Afrika’da, Kap’ta bir çocuk vardı
Elmastan.
Öyle parlardı ki ışıl ışıl
Gözlerini yumardı
O geçerken bütün öteki çocuklar.

Ormana gitse
Kamaşırdı yapraklar hep.
İnse ırmağa bir gün
Su, akardı yanıyormuş gibi
Daha köpük.

Güneş bile
Bulutlarla örtünürdü
Üzerini aşarken yavaşça,
Elmas Çocuğun.

Bıktı böylesine yaşamaktan Elmas Çocuk,
Gitti yalvardı ülkesindeki kırk milyon koyuna:
Yok mu içinizde parlamayı seven
Alsın elmaslığımı benim, versin postunu.

 

Ukraynalı Kızcığın Acısı

Kievli kızcığın
Saçları sapsarıydı
Pabuçları yemyeşil.

Durdu mu biraz
Değerdi
Saçları pabuçlarına.

Koştu mu azıcık
Saçları papatyalara değerdi
Pabuçları kelebeklere.

Bu yüzden
Gülerdi çok, koşardı çok,
Dinyeper’de su içerdi çok.

Annesi bir gün
İki örgü yaptı saçlarını
Topuz topuz iliştirdi başına.

Ayrıldı mı
Sapsarı saçlarının ucuyla
Yemyeşil pabuçlar.

İşte şimdi Kievli kızcık
Ne gülüyor ne koşuyor
Ne Dinyeper’den bir yudum su içiyor.


Zanzibar Nine

Küçücük adamızda yaşlı kauçuk ağacı
Bir eski annedir
Büyümüş büyümüş
Sevmiş hep.

İşte annemin babamın ellerinde bıçaklar
Çizer bin bir yıllık analığı onun
O masallarını, ak masallarını,
Anlatır hep.

Yaşlı kauçuk ağacı
Bir eski annedir
Anamın babamın çocukluğuna
Doldurur sütünü hep.


Annesini Kaçırmak İsteyen Çocuk

Tajo, yaramaz bir çocuktur, Portekiz’de
Lizbon, annesi.
Çekip götürmek ister, ta balıklara dek,
Atlas Denizi’ne
Annesini yaramaz çocuk.

Mantar meşesi, seve seve,
Mantar şarabını oluştururken düşünde, kıpkızıl,
Gün ağarana dek
Onların tartışmasını dinler
Zorlar annesini yaramaz çocuk.

Kıyının balıkları binlerce, yüz binlerce,
Mavi bayramlarını sürdürürler
Güneş batana dek
Gülerler onların çekişmesine
Uğraştırır annesini yaramaz çocuk.


Makedonya

Makedonyam çocuklar ülkesi
Her yıl Ohri Gölü’nde
Struga’da toplanır bin bir çocuk.

Vardar’dan gelenler
Elleri üzüm
Kosova’dan gelenlerin elleri buğday.

Kimi Makedon, kimi Arnavut, kimi Türk,
Bütün yeryüzü çocuklarını çağırırlar
Ulaşır onlara bütün yeryüzü çocukları.

Yürekleri karışır
Birbirine hepsinin
Gülerken de çalışırken de.

Makedonyalı çocuklar okumayı öyle severler ki
Geceleyin bile
Okurlar yıldızları.

Bitmez tükenmez bir bayramdadır başkent Üsküp,
Her gün yeni
Her gün pırıl pırıl.

Makedonya’nın çocuk olduğu hep
O güzelim Sıra Göllerden belli,
Birbirinin üzerinde göğü tutmaya uğraşan!


Yarışma

Yarışıyorlardı Bangladeş’in ormanında
Bir küçük yaban inciriyle bir yavru fil
Senin mi kulağın büyük
Benim mi yaprağım?

Güzel takışmaları sürdü nice yıl
Sonuca varamadılar
Filin kulağı büyüdükçe
Genişliyordu yaprağı yaban incirinin.

Birininki örterken gövdesini
Birininki iniyordu yere dek
Öyle ki ta içleri biraz bile görmüyordu artık
Yeli de güneşi de.

Neyse geldi yanlarına çocuğun biri
Bangladeşli çocuğun biri
Annesi çekmiş
Kulaklarını yaramazın.

Utandı yaban inciriyle fil
Yarışmalarından vazgeçtiler süklüm püklüm,
Yaramazınkiler
Üç adım ardından sürünüyordu.


Jamaika’da Gece Oyunu

Palmiyenin altında dedi ki annem
Falcıların anlattığına göre
Uyumamız gerek
Yıldızlar doğmadan.

Yerken köpekbalıkları birbirini
Bilmiyorum kaç gece yattık karanlıksız.
Karanlıksız iyice uyunmuyor ki
Kuşkulandım ilkin.

Işır gibi düşündüm sonra yavaş yavaş
Uyumuş muydu bütün Jamaika
Kimindir uyku denilen
Bu sessiz oyuncak?

Dedim ki anneme
Falcılar uyumuşlar mı ki
Bizim de uyumamız gerek
Yıldızlar doğmadan?

İşte, Karayip Denizi’nin üzerinde
Değişirken gökyüzü
Uyuyorum: Yarısı annemle oynar karanlığın
Yarısı benimle oynar.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.