Nasrettin Hoca Hikâyeleri

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Orhan Veli'nin, ilk basımı 54 yıl önce Doğan Kardeş Yayınları arasında çıkan ve o tarihten bugüne Türkiye'de ve Türkiye dışında birçok kez basılan Nasrettin Hoca Hikâyeleri, renkli resimler ve düzeltmelerle yeniden yayımlandı. Dağıstan Çetinkaya'nın bu kitap için özel olarak yaptığı renkli resimlerle bezenen Nasrettin Hoca Hikâyeleri Hoca ile Orhan Veli çizgisinin bütünleştiği bir "klasik" olma yolunda...

YAZISIZ MEKTUP

Derler ki: -- "Düğün var falanca yerde.
Kazanlar dolusu pilavla zerde!
Galiba şimdi de yemek zamanı..."
Görmeyin Hoca?daki heyecanı.
Bir anda zihni allak bullak olur.
Ne yapsa da gitse düğün evine?
Düşünür taşınır, çareyi bulur.
Çabucacık bir zarf alır eline;
Alı al moru mor, kapıya damlar.
Açıp ne istediğini sorarlar.
-- "Bir mektubu var da ev sahibinin;
Onu getirmiştim..." -- "Eh! Buyrun, girin."
Sırtında samur bir kürk, görünür ev sahibi.
Hoca zarfı eline tutuşturduğu gibi
Geçer kurulur sofranın başına;
Çala kaşık dalar düğün aşına.
Adam bakar bakar zarfın üstüne;
Sonra Hoca?ya der ki: -- "Yahu, bu ne?
Üzeri yazılı değil bu zarfın."
Hoca içine gömülüp hoşafın:
-- "Aceleye geldi, der, af buyurun;
İçi de yazılı değildir onun."

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.