Kedi Hikâyeleri

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Kediyle insanın dostluğu çok eskiye dayanır. Türkçeye ilk kez çevrilen öykülerin yer aldığı bu derlemeyle hem Hans Christian Andersen, E.T.A Hoffmann gibi tanınmış yazarlara hem de ilk kez tanışacağınız çağdaş yazarlara ilham kaynağı olan kediler girecek hayatınıza, onların eğlenceli hikâyelerini okuyacaksınız.

Bilen bilir, kedi hikâyeleri hiç bitmez!

“Bu sıra dışı kitabın sağlamlığından ve değerinden kuşku duyma cüretini gösteren çıkarsa karşısında aklı, ruhu ve de sivri pençeleri olan bir kedi olduğunu unutmasın.” Şöhretli Kalem Erbabı Murr Kedi

Damon Runyon

Lillian

Wilbur Willard’ın talihli bir adam olduğunu her zaman söylemişimdir. Onun, karlı ve soğuk bir sabah, 49. Cadde’de tam da Lillian kaldırımda miyavlayarak annesini ararken yalpalaya yalpalaya yürümesi şanstan başka nedir ki?

Peki, 59. Cadde’ye bakan bir dairede Haggerty isminde bir arkadaşıyla birkaç kadehcik viski yuvarladığı için, kafasının bir dünya olması şans değilse nedir? Eğer Wilbur Willard zom olmasa Lillian’ı sadece küçük, kara bir kedi olarak görecektir ve uzağından geçip gidecektir, çünkü herkes bilir ki kara kediler yavru dahi olsalar kötü şans getirirler.

Ancak size söylediğim gibi kafası iyiyken, Wilbur Willard dünyayı bambaşka görmektedir, Lillian’ı da karda eşelenen küçük, kara bir kedi olarak değil, güzel bir leopar olarak görür zira o sırada oradan yürüyerek geçen ve Wilbur Willard’ı tanıyan O’Hara ismindeki bir aynasız onun şunu söylediğini duymuştur:

“Ah, seni güzel leopar!”

Aynasız çevreye hızlıca bir göz atar, çünkü devriyesi esnasında etrafta koşturan bir leopar görmek istemez, bu yasalara aykırıdır. Sonradan bana anlattığına göre bütün gördüğü, ayyaş şarkıcı Wilbur Willard’ın sıska, küçük bir kara kediyi yerden alıp paltosunun cebine soktuğudur. Wilbur’ın şunu söylediğini de duyar:
“Senin adın Lillian olsun.”

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.