Ibis

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

"Ibis", Mısır’da bataklık alanlarda, akreplerle ve zehirli yılanlarla yaşadığı söylenen bir kuşun adıdır ve Ovidius altı yüz kırk dört dizelik şiirinde lanetler yağdırdığı düşmanını bu isimle anar. Iambus vezniyle yazılan "Ibis", hem Ovidius’un şiirinde mitolojiyi kullanma gücünü gösteren hem de sürgün yıllarında içinde bulunduğu ruh halini resmeden en önemli eserlerinden biridir.

Fakülte yıllarımda tanıştığım ve bir daha da vazgeçemediğim Ovidius’u her okuyuşumda farklı tatlar alır ve heyecanlanırım. Bir ozan derim, Latinceyi bu kadar mı güzel kullanır ve bu muhteşem dili kullanırken bu kadar mı alır götürür insanı bambaşka âlemlere. Söz konusu ozan Ovidius olunca, işte aynen böyle oluyor. Şiirlerini bin bir güzellikteki söylencelerle bezeyip her söylencenin hakkını vererek yazan, Ovidius’tan başka ozan yoktur kanımca. Ovidius, Türk okuyucusu tarafından en çok “Metamorphoses” (Dönüşümler) adlı eseriyle tanınır. İnsan, her bir dizesinde Ovidius’un yaşamdan aldığı zevki ve çok sayıda zengin söylenceyi yansıtan bu eseri defalarca okusa da sıkılmaz.

Bu kitapta okuyacağınız “Ibis” adlı şiiri çevirirken tek düşüncem, ozanın sürgün yerinde kaleme aldığı bu eserle yaşadığı kırgınlığı ve çaresizliği, yine söylenceleri kullanarak nasıl farklı bir biçimde anlattığını sizin de bilmenizi arzu etmemdir. Bu nedenle “Ibis”i elimden geldiğince Latince aslına sadık kalarak ve Ovidius’un “bu dize, böyle daha iyi olur” diyen sesini yüreğimde hissederek çevirdim. Her dizede ozanın ima ettiği söylencelerdeki kişilerin kimlerle ve hangi olaylarla bağlantılı olduğunu, okuyucunun dikkatinin dağılmaması için dipnotlarda vererek ayrıntılı bir biçimde yazdım. Çünkü okuyucunun ancak bu şekilde gerçekten ozanın duygu âlemine girebileceği ve şiirinin tadını alabileceği kanısındayım.

Sevgili okuyucu, birazdan okuyacağın Ibis adlı şiirin kendisi altı yüz kırk dört dizeden oluşmasına rağmen, düşmanına lanetler yağdıran Ovidius’un her dizede örnek verdiği söylencelerin taşıdığı yoğunluk karşısında şaşırma! Sevgili Ovidius’u okurken sadece keyif almanı ve onun şiirinin tadını çıkarmanı umut ediyorum. Çünkü inanıyorum ki gönlü kırık ve öleceği güne kadar yurduna kavuşmayı hep özlemle bekleyen ve umudunu hiç yitirmeyen Ovidius’un da tek isteği bu olurdu.

Asuman Coşkun Abuagla
Ankara 2015

Ibis Üzerine

Publius Ovidius Naso’nun sürgün yeri Tomis’te kaleme aldığı bu şiirin, ozanın Roma’daki hangi düşmanını hedef alarak yazmış olduğu bilinmemektedir. Iambus vezniyle yazılmış ve toplam altı yüz kırk dört dizeden oluşan bu şiirin tek bir dizesinde bile Ovidius, düşmanının adını vermez. Buna rağmen ozanın bunca lanet yağdırarak, ölümlerden ölüm beğenmesini dilediği kişinin İskenderiye asıllı bir yazar olan Gaius Iulius Hyginus olduğu düşünülmektedir.

Gaius Iulius Hyginus, İskenderiye’den Roma’ya bir köle, belki de bir savaş esiri olarak getirilmiş ve burada imparator Augustus tarafından azat edilmiştir. Suetonius’un “De Grammaticis” (Dilbilgisi Üzerine) adlı yapıtından öğrendiğimiz kadarıyla, imparator Augustus Hyginus’u Palatinus’taki kütüphanesinin müfettişi olarak atamıştır. Hyginus eski Yunanca dilbilgini Cornelius Alexander Polyhistor’un öğrencisi ve Ovidius’un arkadaşı idi. Tarih, coğrafya ve edebiyat gibi pek çok konuda yazdığı eserler kaybolmuştur ama mitoloji konulu “Fabulae” (Öyküler) adlı eseri, daha sonraki dönemlerde kopya edildiği için günümüze kadar ulaşabilmiştir. Hyginus aynı zamanda Helvius Cinna ve Vergilius’un eserleri üzerine yorum yazan ilk kişilerden biridir. Anlaşılan o ki Ovidius’un dost olarak bildiği Hyginus, ozan sürgüne gönderildiğinde onu arkasından vurmuş, hem bizzat Ovidius’a hem de karısına kara çalmış ve hatta bir sürgün olan ozanın mallarını müsadere etmekle kendini zengin etmeye çalışmıştır. İşte bu şiirde Ovidius bu gerçeklere atıfta bulunarak, kendisinin Yunanlı ozan Kallimakhos’un izinden gideceğini ve onun Apollonios Rhodios’u hedef aldığı aynı adlı şiirindeki gibi Hyginus’u yerin dibine geçireceğini söylemektedir.

“Ibis”, Mısır’da bataklık alanlarda, akreplerle ve zehirli yılanlarla yaşadığı söylenen bir kuşun adıdır ve Ovidius’un şiirine bu adı vermesi, şiirinde hedef aldığı kişinin ülkesinin Afrika olduğunu ima etme isteği olmalıdır. Dolayısıyla ozanın altı yüz kırk dört dizelik şiirinde düşmanının adını vermeye gerek duymamasının nedeni, kendisini iyi tanıyan okuyucularının surete değil, sirete bakacaklarını ve sırrı çözebileceklerini bilmesinden başka bir şey değildir.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.