Hisseli Kıssalar

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Modern İtalyan edebiyatında derin etkileri olan; Umberto Saba, Eugenio Montale ve özellikle Giuseppe Ungaretti gibi önemli şairler için bir model ve usta sayılan Giacomo Leopardi'nin (1798-1837) Hisseli Kıssalar'ı ilk kez Türkçe’de. Avrupa Romantik akımının en ünlü yazarlarından Leopardi’nin bu önemli eserini Kemal Atakay’ın özenli çevirisiyle okuyacaksınız.

YERGİCİLER AKADEMİSİ’NİN ÖDÜL DUYURUSU

Yergiciler Akademisi, ana tüzüğü uyarınca, daima kamu çıkarını gözeterek ve bu açıdan hiçbir şeyin seçkin bir şairin dediği gibi “içinde yaşadığımız talihli çağın”1 yönelim ve eğilimlerini destekleyip geliştirmekten daha uygun olmadığına kanaat getirerek; zamanımızın doğasını ve niteliğini büyük bir titizlikle gözden geçirmiş, uzun ve ayrıntılı bir tetkikten sonra, yalnızca bugünün insanları belki de geçmişteki herkesten daha mekanik hareket ettiği ve yaşadığı için değil, aynı zamanda yeni icat edilmiş olan ve bunca çok ve çeşitli kullanımlara sokulan sayısız makine nedeniyle de –öyle ki artık insan işleriyle insanların değil, makinelerin uğraştığı ve yaşamsal faaliyetleri onların yerine getirdiği söylenebilir– onun Makine Çağı olarak adlandırılabileceğine karar vermiştir. Yukarıda adı geçen Akademi, sağladığı belirgin yararlardan çok, genellikle gözardı edilseler de, son derece önemli gördüğü iki nedenden ötürü bu durumdan büyük bir haz duymaktadır. İlki, Akademi’nin, zamanla makinelerin görev ve kullanımlarının yalnızca maddi şeyleri değil, manevi şeyleri de kapsayacak hale geleceğine olan güvenidir; böylece, nasıl bu makineler sayesinde şimdiden yıldırımla doludan ve başka birçok dert ve korkudan kurtulmuş ve güvende isek; aynı şekilde, yavaş yavaş bizi, örnek vermek gerekirse (adların yeniliğinden dolayı özür dileyerek) yüzyıllardan beri sakınılması yıldırım ve dolunun etkilerine göre daha az olanaklı olan bencillikten, vasatın egemenliğinden, budalaların, kötülerin ve korkakların refaha kavuşmasından, bilgelerin, iyilerin ve yüce gönüllülerin herkesçe ihmal edilişinden ve yoksulluğundan ve benzeri sorunlardan kurtaracak bir hasetsavar, bir iftirasavar, bir kötülüksavar ya da bir aldatmasavar, bir sağlık kablosu ya da başka bir aygıt bulunabilir. Öteki ve ana neden ise şudur: Filozofların büyük bir bölümü insan soyunun kusurlarının –kanaat odur ki, bunlar erdemlerden çok daha büyük ve çok daha fazladır– düzeltilebileceğinden umudu kestikleri için ve insanlığı yeni bir kalıp içinde yeni baştan yaratmanın ya da onun yerine bir başkasını geçirmenin onu ıslah etmekten çok daha olanaklı olduğuna kesin gözüyle bakıldığı için; Yergiciler Akademisi insanların yaşam uğraşlarından ellerinden geldiğince uzaklaşmalarının ve yavaş yavaş makinelere yer açıp kendi yerlerini onlara bırakmalarının son derece yararlı olduğu kanısındadır. Ve gücü dahilinde bütün imkânlarıyla bu yeni düzenin ilerlemesine katkıda bulunmaya kararlı olan Akademi, şimdi aşağıda sözü edilen üç makineyi bulacak olanlara üç ödül sunmaktadır. İlkinin amacı, arkadaşının arkasından onu kınamayacak ve alaya almayacak; onun eleştirildiğini ya da alaya alındığını işittiğinde onu desteklemekten geri durmayacak; zeki, esprili ve insanları güldürebilen birisi olarak ün kazanmayı arkadaşlık görevinden üstün görmeyecek; ona söylenmiş bir sırrı, başkalarını etkilemek ya da konuşacak konu bulmak ya da gösteriş yapmak için açığa vurmayacak; arkadaşının içtenliğini ve güvenini onu geçmek ya da ona üstün gelmek için kötüye kullanmayacak; arkadaşının talihini kıskanmayacak; herhangi bir zarar vermekten kaçınarak ya da o zararı telafi ederek arkadaşının çıkarını kollayacak ve onun istekleriyle gereksinmelerini karşılamaya –yalnızca sözlerle değil– hep hazır olacak bir dostun işlevini görmek ya da onun yerine geçmek olacaktır. Bu robotun oluşturulmasıyla ilgili öteki şeyler konusunda Cicero ve Marquise de Lambert’in dostluk hakkındaki kitaplarına başvurulmalıdır.2 Akademi, böyle bir makinenin icat edilmesinin olanaksız, hatta çok zor görülmemesi gerektiğini düşünmektedir; çünkü Regiomontanus, Vaucanson ve ötekilerin robotları ve şekiller ve portreler çizen, herhangi bir kişinin ona söylediklerini yazan Londra’daki robot bir yana bırakılsa bile, kendi başına satranç oynayan makinelere tanık olunmaktadır.3 Şu var ki, birçok âlimin görüşüne göre, insan yaşamı bir oyundur; bazıları, onun daha da hafif bir şey olduğunu, başka şeylerin yanı sıra, satranç oyununun daha mantıklı olduğunu ve hamlelerinin insan yaşamındaki hamlelere göre daha sağduyulu düzenlendiğini öne sürmektedirler. İnsan yaşamı, bunun dışında, Pindaros’un sözüyle bir rüyadaki gölgeden daha özlü bir şey olmadığı için,4 bir robot rahatlıkla onun işlevlerini görebilecektir. Konuşmaya gelince, insanların bunu biçim verdikleri makinelere aktarabilme yetilerinin olduğu kuşku götürmez görünmektedir, çünkü bunu çeşitli örneklerden, özellikle de Memnon heykeli5 ve Albertus Magnus’un yaptığı insan kafası hakkında okuduklarımızdan –bu kafa öyle gevezeymiş ki, Aquinolu Aziz Tommaso nefret edip kırmış onu– anlayabiliriz.6 Ve eğer Nevers’in papağanı,7 yalnızca bir hayvan olmasına karşın, soruları yanıtlayıp gereğince konuşabiliyor idiyse, insan zihninin hayal ettiği ve elleriyle kurduğu bir makinenin bunu yapabileceğine çok daha fazla inanmak gerekir. Üstelik bu makinenin Nevers’in papağanı ya da her gün görüp işittiğimiz benzeri papağanlar gibi ya da Albertus Magnus’un yaptığı kafa gibi konuşkan olması, dolayısıyla dostunu kızdırıp onu parçalamaya tahrik etmesi gerekmez. Bu makinenin mucidi ödül olarak dört yüz zecchino8 ağırlığında bir altın madalya alacak; madalyanın önyüzünde Pylades ve Orestes’in9 simgeleri, arkayüzünde ise kazananın adı ve şu yazı bulunacaktır: ANTİKÇAĞ MASALLARINI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜREN İLK KİŞİ. İkinci makine, erdemli ve yüce gönüllü işler yapmaya hazır ve ona göre tasarımlanmış buharlı yapay bir insan olacaktır. Akademi, görünürde başka bir araç olmadığı için, buharın robota hız vermede ve onu erdemli, şanlı eylemlere yönlendirmede yararlı olacağı kanısındadır. Bu makineyi yapmaya kalkışan kişi şiirlere ve romanslara başvurmalı ve bu robottan istenen nitelikler ve işlevler konusunda onlara göre hareket etmelidir. Ödül, dört yüz elli zecchino ağırlığında bir altın madalya olacaktır; madalyanın önyüzünde Altın Çağ’ı gösteren bir şekil, arkayüzünde ise makineyi bulanın adı ve Vergilius’un “Dördüncü Eklog”undan alınmış şu yazı bulunacaktır: QUO FERREA PRIMUM DESINET AC TOTO SURGET GENS AUREA MUNDO (“Onunla önce demir soy son bulacak, bütün yeryüzünde altın soy doğacaktır”). Üçüncü makine, kısmen görüşlerini Saraylı’da anlatan Kont Baldassare Castiglione’nin,10 kısmen de bu konuyu kolaylıkla bulunabilen ve tıpkı Kont’unki gibi danışılması ve uyulması gereken çeşitli yazılarda ele alanların düşündüğü kadına uygun görevleri yerine getirecek şekilde tasarlanmalıdır. Bilimin bilinmediği çok eski günlerde Pygmalion’un11 gelmiş geçmiş en iyi kadın addedilen eşine kendi elleriyle biçim verebildiğini düşünürlerse, zamanımızın insanlarına böyle bir makinenin icadı olanaksız görünmemelidir. Bu makineyi yapan kişiye beş yüz zecchino ağırlığında bir madalya sunulacak; madalyanın önyüzüne Metastasio’nun Avrupa türü bir ağaca tünemiş Arap anka kuşu,12 arkayüzüne ise kazananın adı ve şu yazı işlenmiş olacaktır: SADIK KADINLARIN VE EVLİLİKTE MUTLULUĞUN BULUCUSU. Akademi, bu ödüller için gereken harcamaların, bu Akademi’nin eski sekreteri Diogenes’in kesesinde bulunanlarla13 ya da Yergiciler Akademisi’nin üç üyesine, yani Apuleius, Firenzuola ve Macchiavelli’ye ait üç altın eşekten biriyle karşılanmasına karar vermiştir.14 Bütün bu mallar, Akademi’nin tarihinde okunduğu üzere, yukarıda adı geçenlerin vasiyeti yoluyla Yergiciler’e geçmiştir.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.