Ergen Kullanma Kılavuzu

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

"Bir sosyal hizmetler uzmanı ve baba olarak kendi deneyimlerinden yola çıkan yazar, basit ve doğrudan bir üslupla anne babalara çeşitli düşünme biçimleri ve hareket planları öneriyor. Anne babaların, çocuklarından sevgilerini esirgemeksizin onları kontrol altında tutma, yönlendirme hakları ve görevleri olduğunu söylüyor. Aslında çocuğunu sevmek, gerektiğinde ona sınır koymak da demektir. Bu kesinleme, çocuklara müdahale etmemenin moda haline geldiği bir toplumda şaşırtıcı görünebilir. Yine de bu kontrol mekanizması esnek ve anlayışlı olursa, gençler durumu bir sevgi göstergesi olarak alabilirler.

Peki ergenlerin gündelik yaşamda denetlenmesi nasıl mümkün olabilir? Onları anlamak tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda harekete geçmek ve tepki göstermek gerekir."
Marie Berlinguet

Ergenlik büyümenin önemli ve hızlandırılmış bir aşamasıdır; bu süreçte çocuklar anne babalarından vazgeçmeyi giderek daha iyi öğrenirler. Bu büyüyen bağımsızlık arzusu ve ergen çocuğun yaptığı seçimler karşısında, ebeveyn kolaylıkla güçsüzlük duygusuna kapılabilir. Birçokları istifasını vermeye hazırdır. Oysa bu eğilime teslim olmak herkesin kaybetmesine yol açmaktan başka bir şeye yaramayacaktır.

“Ergen Kullanma Kılavuzu” bu anlamda anne babalar için biçilmiş kaftan. Basit, anlaşılır, pratik.

Birçok anne baba ve eğitimciye ilham verebilecek bir kitap bu. Biz yetişkinlere artık ihtiyaçlarının kalmadığını öne sürdükleri bir yaşta ergenlik dönemindeki çocuklarımıza nasıl yardımcı olabiliriz? Terslenmeden onlara sevgimizi nasıl ifade edebiliriz? Olgunluk ve bağımsızlık yolunda onlara nasıl eşlik edebiliriz?

Bu sorulara cevap verebilmek için öncelikle ergenliğin, bu büyük heyecanlar, büyük umutlar ve büyük yılgınlıklar döneminin ne olduğunu anlamamız gerekir. Kendimize dönmemiz ve aynı dönemde kendi hissettiğimiz gelgitleri, yaşadığımız kuşkuları ve kesin saydığımız gerçekleri hatırlamamız gerekir; zaman geçer ve kadınlarla erkekler hep aynı kalarak değişir.

Yazar burada genel özellikleriyle ergenlik olgusunu tanımlıyor ve anne babalara öteden beri bildikleri ama çocuklarının çılgınca davranışlarıyla karşı karşıya kaldıklarında unutuverdikleri gerçekleri anımsatıyor.

Bir sosyal hizmetler uzmanı ve baba olarak kendi deneyimlerinden yola çıkan yazar, basit ve doğrudan bir üslupla anne babalara çeşitli düşünme biçimleri ve hareket planları öneriyor. Anne babaların, çocuklarından sevgilerini esirgemeksizin onları kontrol altında tutma, yönlendirme hakları ve görevleri olduğunu söylüyor. Aslında çocuğunu sevmek, gerektiğinde ona sınır koymak da demektir. Bu kesinleme, çocuklara müdahale etmemenin moda haline geldiği bir toplumda şaşırtıcı görünebilir. Yine de bu kontrol mekanizması esnek ve anlayışlı olursa, gençler durumu bir sevgi göstergesi olarak alabilirler.

Peki ergenlerin gündelik yaşamda denetlenmesi nasıl mümkün olabilir? Onları anlamak tek başına yeterli değildir. Aynı zamanda harekete geçmek ve tepki göstermek gerekir.

Yazar bu noktada saygı ve iyi niyete dayalı tutumlar üstüne kurulu basit ve etkili yollar önermeyi başarıyor. Aslında ergenlerle ilişki kurmak (diğer herkesle olduğu gibi) beceri ve anlayış gerektiriyor.

Okur kitabı bir bardak soğuk su içer gibi hızla okuyabilir. Ayrıca gerek gördüğü zamanlarda, ergen çocuğunu daha iyi anlamak için kendini toparlama vakti geldiğinde, parça parça da okuyabilir.

Marie Berlinguet
Sosyal Hizmetler Uzmanı

Zorluk yaşayan ergen anne babalarının durumunda ortaya çıkan sorun, ebeveynlik kapasitelerinde yollarını ve kendilerine güvenlerini kaybetmiş olmalarıdır. Çünkü çocukları yepyeni ve şaşkınlık verici davranışlar sergileyince, onlar da o güne kadarki deneyimlerinin artık işe yaramadığını düşünmeye başlarlar. Bugünün ergenleri sosyal bağlam gereği yeni meydan okuma türleriyle karşı karşıya kalsalar da, kimlik arayışlarındaki dinamik birçok açıdan anne babalarının yaşadıklarına yakındır. Anne babalar bir vakitler kendilerinin de ergen olduğunu, dolayısıyla yaşamın bu dönemi hakkında zannettiklerinden daha çok şey bildiklerini unutabilirler.

Ergenlik büyümenin önemli ve hızlandırılmış bir aşamasıdır; bu süreçte çocuklar anne babalarından vazgeçmeyi giderek daha iyi öğrenirler. Bu büyüyen bağımsızlık arzusu ve ergen çocuğun yaptığı seçimler karşısında, ebeveyn kolaylıkla güçsüzlük duygusuna kapılabilir. Birçokları istifasını vermeye hazırdır. Oysa bu eğilime teslim olmak herkesin kaybetmesine yol açmaktan başka bir şeye yaramayacaktır.

Ünlü sosyal yardım sorumlusu Virginia Satir gibi, “ebeveynlik” mesleğini icra etmenin giderek daha da zorlaştığını düşünüyoruz. Karmaşık, anksiyete yüklü bir görevdir bu ve son derece büyük bir sabır, sağduyu, gönüllülük ve sevgi gerektirir. Dahası, ebeveynin çocuğuna hayatı “öğrettiği” sırada, kendisinin de bir yandan ebeveyn olmayı öğrendiğini unutmayalım. Kırklı yaşlarındaysa eğer, o güne dek edindiğini düşündüğü değerlerin çoğunu sorgulayacaktır belki de.

Kimi zaman çileden çıkmanız, kendinize sorular sormanız normaldir. Bu kitabı okuyorsanız eğer, büyük olasılıkla sorularınıza cevap arıyorsunuz. Umarım yazdıklarım sizi rahatlatır ve aile hayatınızın bu aşamasını daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

Kitabın başlığına gelince, yazdıklarımın birkaç sayfasını okuduktan sonra şu cevabı yapıştıran bir ergenin sözlerini mizahi bir yaklaşımla tekrarlıyor: “Anne babalar için sıkı bir kullanma kılavuzu.” Çocuklarla ergenlerin kendi “kullanma kılavuzlarını” üzerlerinde bir etiket ya da giysi gibi taşımadıklarını kabul etmeliyiz. Doğruluğu tartışılmaz reçeteler önerme iddiasında bir kitap değil bu. Yine de ergenlik konusunda verdiği bilgiler, sizin bilgilerinizle katlanınca, sözü edilen düşünce ve eylem yollarından yararlanmanız konusunda –umuyorum ki– size yardımcı olabilsin. Dolayısıyla herkes kendi “kullanma kılavuzunu” hazırlamak zorunda diyebiliriz.

Kitabın birinci kısmı ergenliğin gelişiminin belli başlı aşamalarını, ayrıca gençlerin başetmesi gereken temel deneyimleri ele alıyor. Ailelere de, çocuklarının gelişiminin bu aşamasını bir “ebeveyn hastalığı”na dönüştürmemeleri için birçok çözüm önerisinde bulunuyor. İkinci kısım, kabul etmek gerekir ki sayıları iyice çoğalan, otoritesini yitirmiş anne babalara sesleniyor. Bu ebeveynlere otoritelerine kavuşmaları ve böylelikle ailenin tüm üyelerine sağlıklı bir aile yaşantısı sağlayabilmeleri için somut yaklaşımlar öneriyoruz.

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.