Deli Kızın Türküsü - Seçme Şiirler

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

Türk şiirinin gençler için özel olarak seçilmiş en güzel örnekleri Yapı Kredi Yayınları “Seçme Şiirler” dizisinde...

Doğan Kardeş Dizisi, çağdaş Türk şiirinin en önemli şairlerinin seçme şiirlerini gençlerle buluşturuyor. Genç okurların, şairlerimizin şiir serüvenlerini kronolojik bir biçimde izleyebileceği dizinin son kitabı Gülten Akın’a ait.

Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü

Gülten Akın’ı Okumak...

Bir şairi okumak onun şiirlerini okumaktır. Oysa has şairleri okumak, şiirine kanını, canını, bütün bedenini katmış şairleri okumak, aynı zamanda bütün hayatıyla onu okumaktır.

Gülten Akın’ın siyasi bakış açısını şiirinde bulabilirsiniz. Kuşaktaşları gibi İkinci Yeni’ye ait olup olmadığını merak ediyorsanız, bunu da şiirlerinde bulacaksınız. Elbette doğa, aşk, ayrılık şiirlerinde de, ‘70 sonrası toplumsal sorunlarla (gözünün önündeki gencecik mücadeleci insanların da tanığıydı) dolu şiirlerinde de, modern şiire halk şiirinden ödünç alıp mükemmelleştirerek şiirine kattığı geleneksel formlarda da aynı Gülten Akın’ı hiç başkalarıyla karıştırmadan bulabileceksiniz.

Ülkede yasaklar artıyorsa, çağa ters düşen gelenekler hâlâ sürüyorsa, erkeklik kavramı ve baskısı kadınlar üzerinde hâlâ sürüyorsa, bütün bunlara, sadece “kara saçları”nı keserek değil bütün dizeleriyle karşı çıkan bir Gülten Akın’ı baktığınız her yerde göreceksiniz.

Gülten Akın’ın duyarlığını şiirlerinden siz de hissedebilirsiniz. Ama bu duyarlıklar, ucuz duyarlıklar değil, kendisini var eden, bütün benliğiyle birlikte bizi de içine alan, çekip çeviren, okurken etkileyen, okuma bittikten sonra da aldığımız şiir lezzetinin yanı sıra bizi de şiirin sonunda değiştiren bir duyarlıktır.

“Ah kimsenin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya” derken aslında anlamsız bir geçmişe özlem değildir söylediği. O eski günlerdeki güzelliklerin, günümüzün “bencil hesapların buzlu sularında” nasıl yok edildiğini söylüyordur o dizelerde. Bu eski günlere özlem dolu bir ağıt değil, yeni günlerdeki bencilliğe, bireyciliğe şiirle yapılmış en güzel (hatta hayli sert) eleştiridir.

Belki de toplum denilen o anlamsız ortalamanın dışında kaldığı için, “bende bir gülten kaldı / hangi bağa diksem yabancı” demesi bundandır. Elbette bu “yabancı”lık, bu uyumsuzluk, bazı eleştirmenlerin baktığında gördüğü gibi karamsarlık değildir. Aksine, karamsarlığı reddeden, gelecekten umut dolu günler bekleyen, belki yaşadığı günleri sevgisiz ve sorunlu gören ama gelecekten de hem kendi umutsuz olmayan hem de bizi kendisiyle birlikte umuda çağıran şiirlerdir bunlar.

Şiirleri seçerken, Gülten Akın şiirine gençlerin ve onu ilk kez tanımaya yola çıkacakların seveceği, Gülten Akın’ı tanımaya uygun olduğunu düşündüğüm şiirler seçtim. Herkesin Gülten Akın’ı kendine. Bir başka seçici eminim bambaşka şiirler seçecektir. (Gülten Hanım, dosyayı gördüğünde, “ben seçseydim başka şiirler seçerdim” dedi.) Ama bunlar benim Gülten Akın şiirlerim.

Şiirleri seçerken, Gülten Akın’ın her döneminden, her kitabından, bütün opus’unu örnekleyecek bir seçme yaptığımı sanıyorum. Umarım başarılı olmuşumdur.

1933 doğumlu Gülten Akın, 1995’te, 62 yaşındayken yayımladığı aynı adlı kitabında, “bir roman kadar uzun bu tümce / -Sonra işte yaşlandım” diyordu. O kitaptan sonraki şiirlerine baktığınızda, 20 yıl sonra bile aslında ne kadar genç ve diri şiirler yazdığını göreceksiniz.

Ne demiştim başta: Bazı şairlerin şiirlerini değil şairi okursunuz. Bu yüzden, bu kitapta seçtiğim şiirleri okurken, Gülten Akın’ı okuyacaksınız.

Gülten Akın’ın şiirlerini değil, şiirlerindeki Gülten Akın’ı...

İyi Gülten Akın’lar...

Raşit Çavaş

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.