Çiy Düştü Gül Üşüdü

PAYLAŞ
YORUM YAZ
Kitap Akrabalıkları

“Hayatımın son safhasına girerken, inişli-çıkışlı, cefalı-cefasız, ama her şeye rağmen güzel geçen bir hayat için yine de şükrediyorum. Yazmam için beni teşvik edenlere teşekkür ederim. Ama becerebilecek miyim? Neleri yazabileceğim, neleri yazamayacağım beni epey zorlayacağa benziyor!”

Çiy Düştü Gül Üşüdü, Gül Karabuda’nın 1929’da Nice’te başlayan hayat yolculuğunun kendine özgü, insanı hemen saran, renkli, canlı bir üslupla kaleme aldığı hikâyesi. Bunun yanı sıra neredeyse kendisiyle yaşıt olan Cumhuriyet Türkiyesi’nin yaşamından da dikkat çekici kesitler sunuyor.

Ne tuhaftır ki insanoğlu muayyen bir yaşa gelinceğe kadar bir şey hatırlamıyor – beynin en körpe olduğu bebeklikten üç yaşına kadar. Bilinmeyen bu devir koca bir sıfır gibi. Halbuki işte bu “sıfır” gibi devirde karakterimiz oluşmuyor mu? Çok önemli bir evre olsa gerek. Yavaş yavaş “akıl başa” gelince, zamanın akışı sanki süratini kaybediyor – derken yıllar akıp gidince ve yaş kemale erince bu kadar senenin nasıl geçtiğine şaşıp kalıyoruz. Arkamıza şöyle baktığımızda da ne çok hadise ve badire atlatmışız diyoruz. Bunları anlatmaya kalan vaktim yeterli olacak mı acaba?
Hayatımın son safhasına girerken, inişli-çıkışlı, cefalı-cefasız, ama her şeye rağmen güzel geçen bir hayat için yine de şükrediyorum.
Yazmam için beni teşvik edenlere teşekkür ederim. Ama becerebilecek miyim? Neleri yazabileceğim, neleri yazamayacağım beni epey zorlayacağa benziyor! Bazı konuları bazı kişilere aktarırken “aman bunları yazmalısınız, anlatmalısınız” dediler. Bunları söyleyenler arasında gençler de vardı, tarih meraklıları da.
Evet, yine en başa, hatta benden öncesine dönmem gerekmez mi?

* E-posta adresiniz hiç kimseyle paylaşılmayacaktır.